Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
928 'kez okundu.
2012-12-19
Suriye Türkmenleri Platformu 1. Toplantısı’ndan İzlenimler - Oytun ORHAN

15 Aralık 2012 tarihinde Suriye Türkmenleri 1. Toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. Bu toplantı Suriye Türkmenleri açısından büyük önem taşıyor. Zira Suriye Türkmenlerinin en büyük eksikliği örgütlü olamama ve birlikte hareket edememe sorunudur. Söz konusu toplantı ile Suriye Türkmen toplumunu her bölge ve alanda temsil eden tüm Suriyeli Türkmenler tek çatı altında toplanmıştır. Toplantıyı daha önemli kılan ise Dışişleri Bakanlığı ev sahipliğinde ve Başbakanlığın katkıları ile düzenleniyor olmasıdır. Toplantıya Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun da katılarak açılış konuşmaları yapması ise Türkiye’nin Suriyeli Türkmenlere en üst düzeyde verdiği desteği göstermesi açısından önemli olmuştur. Toplantıya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bizzat katılamamış olmakla birlikte Cumhurbaşkanı Ortadoğu Başdanışmanı Erşat Hürmüzlü toplantıda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün mesajını okumuştur. Ayrıca Başbakan Erdoğan da aynı gün içinde Suriye Türkmenleri arasından seçilen bir heyeti İstanbul’daki ofisinde kabul etmiştir. Bütün bu gelişmeler henüz kendini tanıma ve örgütlenme çabası içindeki Suriye Türkmen toplumu açısından kısa sürede atılmış hızlı adımlar olarak değerlendirilebilir. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun “sizlere bundan sonra da destek vermek taahhüdümüzdür” ifadeleri ise Türkiye’nin bundan sonra Suriye Türkmenlerine destek vermeye devam edeceğinin en önemli işareti olarak değerlendirilebilir.
 
Suriye Türkmenleri Platformu 1. Toplantısı Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun salona gelmeleri ile başlamıştır. Toplantı başında “Türkiye’ye Mesajımız Var” başlıklı kısa bir belgesel izletilmiştir. Suriye Türkmen bölgelerinde yaşanan dram ve yıkımın yansıtıldığı görüntülerin ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün mesajı Ortadoğu Başdanışmanı Erşat Hürmüzlü tarafından iletilmiştir. Gül mesajında “Suriye Türkmenleri ile et ve tırnak gibi olunduğunu, sınırlar nedeniyle ayrı düşülse de gönüllerin sürekli birlikte olduğunu, Suriye Türkmenlerinin tüm Suriye halkı ile aralarında önemli bir köprü işlevi gördüğünü ve görmeye devam edeceğini” belirtmiştir. Gül ayrıca, Suriye Türkmenlerinin kendilerine geçmişin emaneti olduğunu ve bu emanete her zaman sahip çıkılacağını da ifade etmiştir. Suriye Türkmenlerine yönelik de “Suriye’nin toprak ve siyasal bütünlüğü içinde hak ettikleri konumu kazanmaları” çağrısında bulunmuştur. Cumhurbaşkanı Gül’ün mesajının ardından Suriye Türkmenleri Onursal Başkanı Mersin Milletvekili Mehmet Şandır bir konuşma gerçekleştirmiştir. Şandır’ın konuşmasında “Suriye Türkmenlerinin Türkiye siyasetinin ortak paydası” olduğu vurgusu öne çıkmıştır. “Söz konusu Suriye Türkmenleri olduğu zaman Türkiye’de herkesin ortak tavır koyacağını” belirtmiş, yaklaşık nüfuslarını 4 milyon olarak ifade ettiği Suriye Türkmenlerinin Suriye topraklarını vatan bildiğini ve o coğrafyanın asli unsurları olduğunu dile getirmiştir. “Şu anda Suriye Türkmenlerinin büyük sıkıntılar çektiğini, 40 bin civarında Türkmen’in sığınmacı olarak yaşadığını ve en büyük sorunlarının ise örgütlerinin olmaması ve organize olamama olduğunu” dile getirmiştir.
 
Şandır’ın konuşmasının ardından Suriye Türkmenlerinin ayakta alkışları ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasına geçilmiştir. Davutoğlu konuşmasında konunun doğrudan muhatabı olarak Suriye ve Suriye Türkmenlerine açık mesajlar vermiştir. Suriye’deki mücadele sırasında hayatlarını kaybeden Türkmen şehitleri selamlayarak konuşmasına başlayan Davutoğlu Suriye Türkmenleri ile buluşmayı 1000 yıllık bir hasretin bitmesi olarak tanımlamıştır. Davutoğlu Türkiye olarak Suriye’de Arap, Kürt, Sünni, Alevi, Hıristiyan, Dürzi hiçbir grubu dışlamadıklarını ve yanlarında yer aldıklarını ifade ederek desteklerinin tüm Suriye halkına olduğu mesajını vermiştir. Bu sıradaki en önemli vurgu ise Suriye halkının bütünü ve Suriye Türkmenlerinin yanında olunduğu ve sonuna kadar yanında olmaya devam edileceği olmuştur. Bu cümle “bu bizim sizlere taahhüdümüzdür” ifadeleri ile sonlanmıştır.
 
Türkiye olarak Suriye’ye 3 perspektiften bakıldığını ve ilk perspektifin insani olduğunu belirtmiştir. Bu çerçevede Suriye’den güvenlik nedeni ile Türkiye’ye gelenlere yönelik “açık kapı politikası” uygulandığını belirtmiştir. Bunun tarihi sorumluluğumuz olduğunu ve zaten derin tarihsel kültürümüzden etkilenmişseniz kapıları açmamanızın mümkün olmadığını ifade etmiştir. Irak’ta 500 bin Kürt kardeşimiz ya da Bosna’da aynı durum söz konusu olduğunda da kapıların her zaman açıldığını belirten Davutoğlu, Anadolu’yu “mazlumların ana kucağı” olarak tanımlamıştır.
 
2. perspektif Suriye’nin geleceği ile ilgili olandır. Buna göre Türkiye’nin tüm Suriye halkına eşit mesafede olduğunu, Suriye’de değişim arzuladıklarını, demokratik bir Suriye görmek istediklerini belirtmiştir. Bu demokratik Suriye perspektifi içinde de Suriye Türkmenlerinin hak ettiği yeri alacağını dile getirmiştir. Eskiden Suriyeli Türkmenlerin sokakta dahi Türkçe konuşurken çekindiklerini hatırladığını belirten Davutoğlu Türkmenlerin Suriye’nin asli unsuru olduğunu ve öyle kalmaya devam edeceklerini belirtmiştir. Davutoğlu örnekler vererek Suriye’deki Türk varlığını özetlemiştir. Yukarı Karamanlı, Aşağı Karamanlı gibi Türkçe isimli yerleri örnek veren Davutoğlu, Halep’te Avşariye isimli yerleşim yeri olduğunu ve Avşarların bir Türk boyu olduğunu, Humus’ta Kayı köyü olduğunu ve Kayı’nın da bir Türk boyu olduğunu hatırlatmıştır. Suriye Türkmenlerinin Rakka’dan Golan’a, Şam’dan Halep’e, Hama, Humus, Lazkiye ve Tartus’a kadar yayılmış olduklarından bahsetmiştir. Bu kısmı yine önemli bir vurgu ile tamamlamış ve “Suriye Türkmenlerinin ülke geleceğinde hak ettiği yeri alacağından kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini, yeni kurulan Suriye Ulusal Koalisyonu içinde de Türkmenlerin hak ettiği yeri aldığını” belirtmiştir.
 
Suriye’ye ilişkin 3. perspektif yeni Suriye’nin Türkiye ile ilişkileri olduğunu ve Türkiye olarak Suriye halkının yanında yer aldıklarını ve yeni Suriye’nin inşası için bütün imkanların seferber edileceğini belirtmiştir. Suriye ile duvarların kalkacağını, Şam’dan kalkan bir Suriyelinin hiçbir engelle karşılaşmadan İstanbul’a gideceğini, Halep ile Gaziantep, Resul Ayn ile Ceylanpınar, Bayır-Bucak ile Yayladağı arasındaki tüm engelleri kaldırarak bütünleşmenin sağlanacağını ve böyle bir gelecek hayal ettiklerini, sınırlara saygı göstererek sınırları anlamsızlaştıracak bir gelecek istediklerini” ifade etmiştir. Davutoğlu konuşmasının son bölümünde Suriye Türkmenlerine “birlik olmaları, aralarındaki ufak sorunlarla uğraşmak yerine büyük hedeflere beraber koşmaları çağrısında bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti adına da “birlik olunduğu sürece Suriye Türkmenlerinin yanlarında olunacağı” sözünü vermiştir.
 
Toplantıda daha sonra her bir Türkmen bölgesinden gelen temsilciler konuşma gerçekleştirmiştir. Şam, Halep, Golan, Hama, Humus, Lazkiye, İdlib, Rakka ve Tartus’tan gelen temsilciler kendi bölgelerinde Türkmenlerin yaşadığı sorunları dile getirmiştir. Ardından Suriye Türkmen askeri birliklerini temsilen katılan komutanların konuşmaları gerçekleşmiştir. Sahada mücadele veren ve kimi yaralanmış Türkmen komutan ve askerlerin konuşmaları ayakta alkışlanmıştır. Askeri birlik temsilcileri yaşadıkları sıkıntıları ve destek beklentilerini dile getirmiştir.
 
Ardından siyasi oluşumların konuşmalarına geçilmiştir. Henüz yeni örgütlenme aşamasında olan Suriye Türkmen siyasal hareketinde iki önde gelen oluşum yer almaktadır. Bunlar Abdülkerim Ağa liderliğindeki Suriye Türkmen Demokratik Hareketi ve Yusuf Molla liderliğindeki Suriye Türkmen Kitlesi’dir. Her iki oluşumdan temsilcilerin konuşmasını takiben Toplantı’nın da esas amaçlarından biri olan Suriye Türkmenlerini tek çatı altında toplama hedefi çerçevesinde Suriye Türkmen Demokratik Hareketi’nin önde gelen isimleri ile Suriye Türkmen Kitlesi birleşme kararı aldıklarını açıklamıştır. Suriye Türkmen Demokratik Hareketi’nin önde gelen isimlerinin büyük çoğunluğu partiden istifa ederek yeni ortak parti altında hareket edeceğini açıklasa da Suriye Türkmen Demokratik Hareketi kalan isimlerle birlikte siyasi faaliyetlerine aynı parti çatısı altında devam edeceğini açıklamıştır.
 
Suriye Türkmen hareketi henüz doğum aşamasındadır. Yıllarca otoriter yönetim altında hiçbir toplumsal, siyasal örgütlenme imkanları olmamıştır. Bu nedenle bir anda rejimin zayıflaması ile beraber hem Suriye içi hem de dışında toplumsal ve siyasal örgütlenme çabalarına girişilmiştir. Ancak tüm Suriye muhalefetinde olduğu gibi; muhalefet geleneğine, geçmişine sahip olmadıkları için örgütlenme çabaları çok temelden başlamıştır. Henüz tüm Suriye Türkmen toplumu tarafından kabul görmüş bir liderlik ve birlikte hareket edecek bir kadro oluşturma konusunda sıkıntı yaşanmaktadır. Ancak buna rağmen kısa sürede önemli adımlar da atıldığını belirtmek gerekmektedir. Şu anda Suriye Ulusal Konseyi Meclisi’nde 16, Suriye Ulusal Konseyi Genel Sekreterliği’nde 2 temsilcileri bulunmaktadır. Daha önemlisi Katar’da oluşturulan yeni muhalif yapılanma Suriye Ulusal Koalisyonu’nda Türkmen temsilci olarak 3 kişi yer almaktadır. Biri Türkmen kökenli Suriye Ulusal Konseyi Türkiye Temsilcisi Halit Hoca, biri Suriye Türkmen Demokratik Hareketi’ni temsilen Halep’ten Ziyad Hasan ve üçüncüsü de Suriye Türkmen Kitlesi’ni temsilen Rakka’dan Hüseyin Abdullah’tır. Ancak Suriye Türkmenlerinin en büyük başarısı askeri alanda sağladıkları ilerlemedir. Şu anda Suriye’nin en büyük muhalif askeri tugaylarının liderleri ve tugaylar içindeki askerlerin bazıları arasında Türkmenler yer almaktadır. Bunun yanı sıra sadece Türkmenlerin oluşturduğu ve Türkmen bölgelerini savunan Türkmen birlikler ve tugaylar da yer almaktadır Halep’te mücadele veren askeri birlikler içinde en güçlülerden bazıları Fatih Sultan Mehmet, Sultan Abdülhamid ve Fatih’in Torunları gibi Türkmen tugaylardır. Halep’in stratejik öneme sahip Selahattin mahallesinde de İdlib kökenli Türkmen tugaylar Arap tugaylarla birlikte mücadele vermektedir. Bunlar dışında Lazkiye, Humus ve Şam’da da Türkmen tugaylar yer almaktadır. Kırsaldaki Türkmen yerleşim yerleri yine bu askeri birlikler tarafından kontrol edilmektedir.

ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net