Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
1586 'kez okundu.
2011-05-30
39.YIL SONRA DÜNDAR TAŞER ( Erdoğan ASLIYÜCE)

“ Türklerde demir ve dolayısıyla sanayiye verilen önem büyüktür.Bu sebeble geleceğin büyük ve müreffeh Türkiye`sinin sinai kenti durumundaki Kırıkkale`ye ve onun sakinlerine muhim vazifeler düşmektedir.” (1)

       Dündar TAŞER
                            (30 Ağustos 1968 Kırıkkale)

            Şüphesiz ki Rahmetli Dündar Taşer`i Ankara`da hep yakınında olanlar daha iyi tanırlar. Ben o dönemde Kırıkkale`de bulunduğum için önce Ankara`da intişar eden Devlet Dergisinin arka kapağında ki “ MESELE ” köşesindeki yazılarından tanıdım.

            Özellikle “ Biz Kimiz ? “ sualine hep

            Kıta itibarıyla Asya`lı

            Yön itibarıyla doğulu

            Soy itibarıyla Türk

            İnanç itibarıyla müslümanız derdim.

            Bir gün yanılmıyorsam 1970 ve 1971 baharında Ankara`da rahmetli Mehmet Nedim Budak`ı ziyarete gittiğim mekana Dündar TAŞER beyde ziyarete geldi.Gayet mütevazi bir tavırla orada bulunan gençlere “ Biz Kimiz “ sualini sordu ve cevabınıda kendisi verdi.

            “Biz bir cihan devletinin kalıntısı üstünde cihan hakimlerinin evlatları olarak oturuyoruz. Sokaktan mektebe, kahveden fabrikaya koşmalıyız. Sanayimizi kurmalı, büyük milletin imkanlarını büyük geleceği kurmak için seferber etmeliyiz.” demişti.

            Yine o toplantıda Üç Hilal için: “ Atalarımızın haşmeti idi; torunlarımızın azameti olacaktır.” diyordu.

            Osmanlı devleti içinde:

            “ Osmanlı sultanları,hem İslam aleminin maddi ve manevi liderliğini, hem Türk Hakanlığını, hem de Roma İmparatorluk tacını ve Ortodoks hamiliğini deruhte etmiş bulunuyorlardı. Bu onların cihan şumul ideallerinin azametini göstermektedir.” Bunu iyi değerlendirmek gerektiğini söylüyordu.

            Türkiye Metal-İş Federasyonu`nun 5.nci Genel Kurulu ilk defa Ankara yerine İstanbul`da yapılıyordu. Ben de Kırıkkale şubesi delegesi olarak katılmıştım.

            Kongre konusuyla ilgilenen rahmetli Dündar Taşer`i bilgi vermek için beni görevlendirdiler. İstanbul – Sirkeci`de Taya Kadın sokakta bürosu bulunan Töre Dergisi yazıhanesinde 11 Ocak 1972 günü Dündar TAŞER Beyin yanına beni aldıklarında orada başka insanlar da vardı.

            Dündar TAŞER tane tane hem anlatıyor hem de soruyordu.

 Efendim bizim Dokumacılar Derneğinin kongresi var. Ama biz Niyazi Adıgüzel`i değiştirmek istiyoruz.”

Dündar TAŞER Bey:

Niyazi Adıgüzel sizlerin arkadaşı değil mi ?

“  Evet efendim bizim arkadaşımız ama bizlerle ilgilenmiyor.”

“ Sizler seçime giren arkadaşınızı idam edeceksiniz. Ama ipini çingeneye çektiriyorsunuz ? “

“ Ama efendim “

“ Aması olmaz bu işin, Niyazi Adıgüzel`e seçimi kazandırın, Ondan sonra gelin Niyazi Adıgüzel`i illa asmak istiyorsanız beraber asalım.” dedi.

Gelen delegeler ikna olup gittiler.

Kongreyle ilgili bilgi vermek için gelmiştim.Şahit olduğum olay sonrası beni dikkatle dinlerken bazı konularda da sualler sorarak verdiğim bilgileri de kontrole tabi tutuyordu.

Kısa da olsa bire bir görüşme fırsatı bulduğum rahmetli Taşer 4 Haziran 1972 günü Ankara Kızılay`da Konur sokakta olgunlar sokağın köşesinde bir kamyonetin ihanetine uğradı.

Rahmetli Dündaş TAŞER içinden çıktığı orduya olan tutkusunu şöyle ifade  ederdi.

“ Ordu, tarihi ve manevi bir varlıktır. Nutuk söylemez makale yazmaz demeç vermez. Dilsizdir, fakat akılsız değildir. Her subay memleketin selametinden kendini mesul sayar,

Zorluk, yokluk, ve sıkıntı, ordu mensubunu hiçbir zaman isyana sevk etmez.” derdi.

            “ Ülkücüleri ipeğe sarılmış çelik “ olarak ifade eden gönül adamı, devlet adamı, mücadele adamı Taşer, ince ve kıvrak zekasıyla Ülkücülerin Türkmen ağası, büyük Türk evladı Mekanın cennet olsun. Nur içinde Yat…..”

                                                                                  27 Mayıs 2011

                                                                                  Bahçelievler/İSTANBUL

1- Erdoğan ASLILÜCE, Her yönüyle Kırıkkale, Kırıkkale Kalkınma ve Güzelleştirme Derneği, Ankara-1974, S.90


ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net