Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
3982 'kez okundu.
2011-05-27
Ağabey Dündar TAŞER - Aytekin YILDIRIM

1966 Yılında Ankarada Siyasal Bilgiler öğrencisi olduğumda 18 yaşında heyacanlı hayalleri olan bir genç idim,

Rahmetli babamın arzu ve yönlendirmesi ile fakülteyi bitirip kaymakam daha sonrada vali olmak istiyordum.

Ankaraya ilk geldiğim günlerde ,hemşehrimiz Refet KÖRÜKLÜ beyi ziyaret ederek görüştükten sonra ,o zamanki adıyla CKMP nin Kızılaydaki genel merkezine gidip gelmeye başladım.

İlk sene fakültede dersleri aksatmamak için partiye sık gidemiyor idim,fakat partideki yöneticilerle tanışarak yapılan seminerlere katılmaya çalışıyor idim,her hafta cumartesi günleri ders mahiyetinde seminerler yapılıyordu.

Partide görevli ,yetişmiş kişilerce değişik konularda araştırma ve inceleme sonuçları katılanlara anlatılıyor idi,soru cevaplı tartışma yapılarak devam ettiğimiz bu derslerden yoğun bir şekilde yararlandığımızı söyleyebilirim.

Bu sayede ,çeşitli konularda araştırmalar yapmaya ,kitab okumaya ve kütübhanelere gitmeye alışmışdık. Bu çalışmalara 12 mart 1970 e kadar katıldım.

O yıllarda bizlere ışık saçan öğreten büyüklerimizden vefat etmiş olanlara rahmet ve şükran dileklerimi ifade etmek isterim.

O günleri ve o seminerlere katılan arkadaşlarımızı hiç unutmadım, ölenlere Allahtan rahmet kalanlarada sağlıklar diliyorum.

Hz.Ali'nin ;"Bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum"deyişini küçük yaşta öğrenmiştik,tabiki bu iyi insanların gençlik hayatımda özel yerleri vardır.

Rahmetli Dündar TAŞER beğ ,Gaziantepli emekli türkmen subayı , Babacan,iyi niyetli ve saygılı hitab eden bir beyefendi , tam bir dava adamı kısacası gönül eri idi.

Devamlı gençler aramızda sohpet ederken ; hayretle ve takdirle vardığımız husus, Albay Türkeş'in arkadaşlarının birbirine bağlılığı , sarsılmaz itimadı ve ayrıca aynı amaca yönelik gayretleri ,takdire şayan sabır ve yorulmaz çalışmaları idi.

Dündar beyin verdiği derslerden, nasihatlerden aklımda kalan en önemli husus,insani ilişkilerdeki günah ve zararlı huylarımızdan vazgeçmemiz telkini ve öğütleri idi. Dedikodu yalan,iftira,küfür,kötü söz ve benzerleri en çok kaçınmamız gereken şeylerdi.

Vatan ve millet sevgisinin dinimizin emri olduğunu insanları sevmek ve yardım etmek gerektiğini bizlere anlatmıştır. tatlı bir üslubla ve yumuşak bir ses tonuyla konuşur ,ciddiyetini hiç bozmazdı.

Dinlerken bizler hayallere dalar,kendimizi bin yıl önceki tarihi bir türkmen otağında sohpet ediyor zannederdik..

1968 yılında fakültelerde ülkü ocakları kurulmaya başlandığında öğrenciler toplantılara çağrılıp konferanslar veriliyor idi.

En çok istenilen konuşmacılar; Türkeş bey ,Dündar TAŞER, Muzaffer ÖZDAĞ ,Kamil TURAN ve İ.Hakkı YILANLIOĞLU idi.

Ülkü ocaklarının önemli ilk etkinliği mayıs 1968 de Siyasaldaki Türkeş beyin konferansı idi,o yıllarda öğrenci olarak bizlerin dahi üniversiteye gelmemize tahammül edemiyen Dev gençli marksistler bu konferanstan dolayı şok olup travma geçirdiler.

Yalnız bu konferanstan önce Dündar beyin ve Muzaffer ÖZDAĞ beylerin siyasal Bilgiler Fakültesindeki öğrencilere muhtelif vesileler yaratılarak yemekhanede 80-100 kişilik toplantıları ve sohpetleri hazırlayıcı olmuştur.

Hatırladığım bir hususda önce derslerimizde başarılı olmamız ve bilahare ocak faaliyetlerini aksatmamamız telkinleri idi. Bazen bizlerle özel sohpetler eder ağilelerimizi,babalarımızın ne iş yaptığını sorar bilgi alır ve ağilelerimizi ihmal etmememiz gerektiğini tavsiye ederdi. bu tavsiyelerinde mutlak etkisi olacakki ben hiç sınıfta kalmadan siyasalı bitirdim görüyordumki diğer arkadaşlarımda gayet başarılıydılar.

Ülkü ocakları birliğini kurmak maksadıyla yurtları dolaştığımız günleri hatırlıyor bazen eski arkadaşlarımızla hasbihal ederken bu başardıklarımıza bizlerde şaşıyoruz.

Dündar ağabey iyi bir starejist idi  SBF deki konferanstan sonra bana dediğini hiç unutamam, Aytekin " Durmak yok ! devam edeceksiniz Allah yardımcımızdır şimdi Türkeş beyin ODTÜ deki konferansını temin etmeliyiz " diyerek bana güç ve heyacan verişini.

Kasım 1968 de Türkeş bey ODTÜ de büyük bir konferans verdi,Ankaradaki diğer fakültelerdende 500 kadar arkadaşla gittiğimiz ODTÜ de salonda 1500 kadar dinleyiciye hitab eden albay çok heyacanlı,doyurucu ve ikna edici bir konuşma yapmış idi.

Erdal İNÖNÜ nün rektörlüğü zamanında gerçekleşen bu konferansta aklımda kalan ,dışarıdan ışık alamayan bu salonda elektriklerin kasıtlı olarak kesilmesi ve hatibin bir müddet mikrofonsuz konuşmak zorunda kalması idi,bilahare arkadaşlarımızın gayreti sayın E.inönünün talimatlarıyla elektrik tekrar sağlanmış idi.

Dündar ağabey Türkeş beyle bizlere devamlı olarak derslerimizi aksatmamamızı ,olaylardan uzak durmamızı ve çatışmalardan uzak kalmamızı telkin ederlerdi.

Hatta ,1970 yılı şubat ayında Ülkü Ocakları Birliği başkanı olarak benimle birlikte Tarsus'lu Hayri ÇİNTEMUR un Dev-genç genel başkanı Attila SARPın Ankara/büyükesattaki örgüt evinde gerçekleştirdiğimiz "itidal ve barış" görüşmesinde ,baştan itibaren bu büyüklerimizin telkini ve israrlı talimatları etkili olmuştur.

Birbirleriyle ,silahlı çatışma ortamına sürüklenen Dev-genç ve Ülkü ocakları ,ilk defa en önemli aracısız konuşma ortamını sağlamışlardır,burada Dev genç genel başkanı Attila SARPın 12 saatlik müzakeredeki gayret ve emeğine teşekkür etmeliyim.

Dündar ağabey ve Türkeş beyle bu olayı değerlendirme görüşmemizde hatırladığım,devamlı aynı çizginin devam etmesi gerektiği ,bu iyiniyetli davranışlarımızın sonuna kadar devam etmemiz gerektiği talimatını vermişlerdi.

Bizlere devamlı olarak öğüt ve yararlı nasihatler vermiştir,yaptıklarımızı dinlerken çok sevindiğini ve iltifat ettiğini görüyorduk. Erzurum'daki ,Trabzondaki Adanadaki İzmirdeki İstanbul ve Ankaradaki üniversitelerde katıldığımız seçimler,seminerler ve konferanslar hakkında bilgi alır takdirlerini tavsiyelerini ,öğütlerini söylerdi, hala yararlandığımız hayat tecrübeleri ,davranış ilkeleri bizlere yol göstermektedir.

Hiç unutmadığım bir hatıramda, 1969 mayıs ayı başlarında girdiğimiz kaymakamlık burs imtihanından sonra bizlere verdiği öğütlerdi.Değişik bir uygulama yapılarak o yıl SBFde kaymakam olmak isteyenlere üçüncü sınıftan itibaren her yıl verilen burs taleb eden 29 öğrenciye karşılık 25 kişilik tahsis edilmişti, Gaye ülkücülere tahammül edemiyen fakülte bürokrasisi gözdağı olarak dört ülkücüyü  eleyecek idi ,maalesef benimle birlikte toplam 4 ocak üyesi elendi. bu hainler ilk etapta belki başardılar! fakat sonraki yıllarda bir hayli arkadaşımız çok başarılı vali oldular. ( ben hariç )

Üzüntü ile Dündar ağbinin yanına gittiğimde teselli için benimle dertleştiğinden hatırladığım, Bak kardeşim maalesef bu milletin gayretli evlatlarının önü daima engellenmektedir,Dini ve Millet hayatımızda bunun örneklerini devamlı görmekteyiz ve maalesef devamlı görmeyede devam edeceğiz, bu milletin düşmanları yok olana kadar bu mücadeleye engellemeler  devam edecektir üzülmemek elde değil ,maalesef sende kaderini yaşayacaksın ülkü ocakları birliği başkanı olarak kolay değil ama güçlü ve metanetli olmak zorundasın  üzülüp yese düşme ,düşmanlarını sakın sevindirme ! sana kimseden fayda yok ,mücadele yapabilecek gücünü ve imkanını kaybetmiyeceksin, Allah yardımcın olsun,inşallah,'yiğit attan düşer,yine atlanır' atasözünü hiç unutma ,Allah doğrunun yardımcısıdır...

Hamdolsun pişman olacak bir hale düşmedim, Albay Türkeş ile birlikte Dündar ağabey gençlik dönemimizde bizlere daima öğüt ve dersleriyle etkili olan önde gelen büyüklerimizdendir.

Aytekin YILDIRIM

Ülkü Ocakları Birliği  kurucu genel başkanı


ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net