Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
Mutafa Demirci'nin kayınvaldesi vefat etti
VEFAT Ankara Sitelerden,Başkent Akademi mezunu Kıymetli kardeşimiz Mustafa Demirci'nin Muhterem kayınvalidesi Nurhan Cankul hanımefendi vefat etti. ...
Dr.Mahmure BORLU vefat etti.
Vefat; İstanbul'dan kıymetli ülküdaşımız Dr.Fatih Borlu'nun eşi Dr.Mahmure hanım vefat etti. Cenaze 09.Mart.Cuma günü İstanbul/Şişli camiinden cuma ...
Hayati YILMAZ'ın annesi vefat etti
ÜLKÜDAŞIMIZ HAYATİ YILMAZ'IN MUHTEREM VALİDELERİ NURİYE YILMAZ HANIMEFENDİ HAK'KA YÜRÜMÜŞTÜR. CENAZESİ 9 ŞUBAT CUMA GÜNÜ ANKARA-CEBECİ ASRİ MEZARLIK C...
Etimesut'lu Haydar YURDABAK vefat etti
Etimesgut Ülkücü Hareketinde müstesna bir yeri olan, MHP eski İl Genel Meclisi Üyesi, Ankara Şeker Fabrikası sondaj Baş Sandörü ve Genel Müdürlük Revi...
Mehmet ÇALIŞKAN'ın annesi vefat etti
Eskimeyen dostlar yönetiminden, Keçiören Belediyesi eski meclis üyesi ,Ankara Akademi mezunu, Beypazarlı ve Sitelerde mali müşavir Muhafazakar Part...
Yücel HACALOĞLU vefat etti
Yücel HACALOĞLU Ağbimizi defnettik. YÜCEL AĞABEY TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN ÖNE ÇIKMAYI SEVMEYEN EN BÜYÜK KAHRAMANLARINDAN BİRİYDİ.. Yücel Hacaloğlu Ağa...
İsmail ÖZKAN beyin hanımı vefat etti
Ülkücü hareketin kurucularından Basın-İş sendikası eski genel başkanı 12 Eylüle kadar MHP, MYK üyesi Genel sekreter yardımcısı Emekli Sendikacılar ...
Şevki ALTUNTAŞ Vefat etti
eskimeyendostlar.net 11 Ekim, 14:07 ·  Eskimeyen dostlarımızdan Dikmen'de ikamet eden,Kırşehir'li kıymetli ülküdaşım...
HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN ANNESİ VEFAT ETTİ
21.DÖNEM MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN KAYIN VALİDESİ EMİNE KARABİBER HANIMEFENDİ RAHMETLİ OLMUŞTUR. CENAZE 25 NİSAN SALI GÜNÜ KIRIKKA...
301 'kez okundu.
DEĞERLİ ÜLKÜDAŞIMIZ MUSTAFA TAŞER'İ RAHMETLE ANIYORUZ.









DEĞERLİ ÜLKÜDAŞIMIZ MUSTAFA TAŞER'İ RAHMETLE ANIYORUZ.

DEĞERLİ ÜLKÜDASIMIZ DOSTUMUZ MUSTAFA TAŞAR'11 YIL ÖNCE BUGÜN (3 Ocak 2007) ELİM BİR TRAFİK KAZASI NETİCESİNDE UÇMAĞA VARMIŞTI. O'NA VE RAHMETE İNTİKAL ETMİŞ BÜTÜN ÜLKÜDAŞLARIMIZA ALLAH'TAN RAHMET, GERİDE BIRAKTIKLARI AİLE FERTLERİNE SABIR DİLİYOR AZİZ HATIRALARI ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUZ. RUHLARI ŞAD OLSUN (AMİN)

(VEFATINI MÜTEAKİP KALEME ALDIĞIM BU YAZIYI ÖLÜM YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE TEKRAR YAYINLIYORUM)

Meriç COŞKUN

?Geceydi, ölüm her zamanki gibi iki heceydi.? N.Y.G.

Maalesef kötü haber doğru çıktı. Mustafa?yı kaybetmiştik. Bir taraftan haberleri dinliyor, bir taraftan da bilgisayarın başında oyalanıyordum. İstanbul?dan İbrahim Metin ağabey aradı, Mustafa?nın bir trafik kazası geçirip geçirmediğini sordu. Haberleri dinlediğim için ?yok öyle bir şey, Konya?da başka bir milletvekilinin kaza haberi var; onunla karıştırıyorsunuz?, dedim. ?İnşallah senin dediğin gibidir, bir araştır bakalım? diyerek konuşmayı bitirdi. Haber doğruymuş. Mustafa?nın dönemediği Afyonkarahisar-Ankara çevreyolunun Ankara bağlantı noktasındaki son viraj Mustafa?yı aramızdan ayırıyordu.

Mustafa 36 yıllık arkadaşım olmasına rağmen, pek sık görüşemezdik. Bir veya iki yıl evvel Hacıbayram Cami?inde karşılaşmıştık. Müşterek bir dostumuzun cenazesiydi. Oğlu Emre ile de orada tanışmıştık. Allah ömrünü uzun etsin; Mustafa gibi yakışıklı babayiğit bir delikanlı. Hep arzu etmişimdir, çocuklarımızın da bizler gibi dost ve arkadaş olmaları, Türk Milliyetçiliği meş?alesini, nesilden nesile taşımalarını, kaynaşmalarını, safça da olsa, belki imkânsız da olsa, istemişimdir.. ?Bak Mustafa ömrümüz geçip gidiyor, çocuklarımız birbirini tanımıyor; ailelerimiz birbirini tanımıyor, meşguliyetlerini anlıyorum; ama bu cenazelerde bir araya gelmekten bıktım arkadaş. Senin şartların daha uygun; bir şeyler yap, ülküdaşlarımızı bir araya getirmenin çarelerini arayalım" dedim. Bir daha görüşmek nasip olmadı. Cenazesinde yine eski ülküdaşları bir araya geldiler. Namazını kıldılar, helâlleştiler ve fatihalarla yolcu ettiler Mustafa?yı. Mekânı cennet olsun.

Mustafa ile tanışıklığımız l971-l972 yıllarında başlar. O dönemlerde bizleri 
Ülkücülerin çok sık gittikleri MHP, KÜBİTEM (Kültür Bilim Teknik Merkezi) ile Ülkü Ocaklarının düzenlediği seminerler, geceler bir araya getirirdi. Dündar Ağabey?in ölümünden sonra daha çok Asuman ablada karşılaşırdık. Okullar bittikten sonra Mustafa Gaziantep?e gitmiş ve orada çalışmaya başlamıştı. Görev yaptığı ODTÜ kampüsü de komünistlerin ciddi tehdidi altında olduğundan, 1979 yılı sonlarında İstanbul?a yerleşmişti. İbrahim Metin ağabeylere yakın oturuyorlar, ailece sık sık görüşüyorlardı. İşsizdi, iş arıyordu. Önceleri, Hergün Gazetesi?nin malî işler sorumlusu Ali Sahir Nariç?in; sonraları da Türkeş ve Gün Sazak Beylerin gazetede İbrahim ağabeye teklif ettikleri işe İbrahim ağabey, Mustafa?yı tavsiye ediyor ve O?na işte yardımcı olacağını ifade ediyordu. Sakarya Holding?in kurmuş olduğu süt fabrikasının ürünlerini İbrahim ağabeyin meşhur 1956 Model 8 silindirli Ford steyşın arabası ile bakkal bakkal dolaşıp pazarlamaya çalışıyordu . Anlattıklarına göre müşteri ile görüşürken kendisinden çekinmesin, rahat konuşsun diye İbrahim Ağabey uzakta duruyormuş. Mustafa birçok yer dolaştıkları halde hiç satış yapamayınca İbrahim ağabey sormuş: ?Müşteriye ne söylüyorsun da almıyorlar.? O da: ?taze peynirimiz var? diyorum ağabey; deyince İbrahim ağabey ?Bu yumurta mı ki taze diyorsun. Peynir üç ay beklemeden olgunlaşmaz. Olgunlaşmayan peynir de yenmez? deyince gülüşmüşler. Böylece pazarlamacılık işinden vazgeçmiş. Ramazan?da Antep kebaplarından yapıyor; meşhur meyan şerbetini hazırlıyormuş. Bu ziyafetlerden birisinde ben de bulunmuş, çok güzel yoğurduğu, çiğ köfteden yemiş, neşeli bir gün geçirmiştik.

Ben askerden yeni dönmüştüm. Malûm askerlikten sonra başlayan iş bulma telâşı beni de sarmıştı. Mustafa, İstanbul maceralarından sonra, o dönemde DPT Müsteşarı olan Turgut Özal?dan randevu almış ve akabinde Planlamada göreve başlamıştı. Bilâhare ben de bir randevu temin etmiş, ancak görüşme günü gelmeden; başka bir müessesede göreve başlamıştım. İşyerlerimiz yakın olduğundan, sık sık ziyaretleşirdik.

Türkiye karanlık günlerini yaşıyor ve her gün en az 10 ülkücü katlediliyordu. Bundan maalesef ailemiz de nasibini almış ve 17 Temmuz l980?de eniştem Ebu Müslüm Kocaay da evinin önünde şehit edilmişti. Yeğenim Canan?ın nişan yüzüklerini de Mustafa takmıştı.

12 Eylül l980 Darbesi olmuştu. Ortalık toz duman içinde. Kim ne yapacağını bilemiyordu. Gelişmeler, darbenin MHP ve ülkücü gençler üzerinde yoğunlaştığını gösteriyordu. MHP yöneticileri ve Ülkücü gençlik liderleri, teker teker tutuklanıyordu.
1981?de MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davasının açılmasıyla dışarıda kalan bizler de
Şerafettin Yılmaz ağabeyin Avukat Bürosu?nda, başta kendisi olmak üzere, rahmetli Galip Erdem ve Nuri Gürgür ağabeylerin riyasetinde bir ekip teşkil edilmiş, çalışmaya başlamıştık. Tek düşüncemiz: Türk Milliyetçiliğinin Lideri Alparslan Türkeş başta olmak üzere, parti yöneticilerimiz ve ülküdaşlarımızın biran evvel hapisten kurtulmalarını temin etmek ve üzerimize atılmak istenen çirkin iddiaları çürüterek aklamaktı. Rahmetli Mustafa da büronun, geç saatlerde uğrayan müdavimlerindendi?

İkimizin de evleri Bahçelievler?deydi. Benim işyerim Büyük Ankara Otelinin yanında; O?nunki, Mithatpaşa caddesindeydi. Bazen birlikte gider ve sohbet ederdik. Bir ara parti kurma faaliyetlerinden bahsettiyse de, yaşadığımız yoğun gündem sebebiyle fazla ilgimi çekmemişti. O günkü şartlarda da, bugün de milliyetçilerin dağınık hareket etmelerinin, millet ve devlet için pek hayır getirmeyeceğine inananlardanım. Bu dağınıklığın bugün Türkiye?yi ne hale getirdiğini hepimiz görmekteyiz. İhtilâlin ardından demokrasiye geçiş süreci yaşanıyor, siyasi yasaklar sebebiyle eski parti yöneticileri siyasete katılamıyorlardı. Anavatan Partisi bu şartlarda kuruldu. Dört eğilimin yer aldığı kurucular listesinde fikren ve ismen daha yakından tanıdığımız milliyetçileri: Mustafa TAŞAR, Halil ŞIVGIN, Şadi PEHLİVANOĞLU, Mehmet ALTINSOY, Ercüment KONUKMAN, Kâzım OKSAY ve Veysel ATASOY gibi benzer isimler temsil ediyorlardı.

1983 Yılı?nın Mayıs ayında Anavatan Partisi?nin önce kurucuları arasında, sonra merkez karar ve yönetim kurulu üyeliğiyle, sonra partinin genel sekreterliği ve seçimlerle birlikte Gaziantep Milletvekili olarak Meclis?e girmesiyle Mustafa TAŞAR ismi, Türk Siyasi Tarihine yazılmış oldu. 47 ve 48. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinde Devlet Bakanlığı, 53. Hükümette Çevre Bakanlığı, 55. Hükümette Tarım Bakanı, 57. Hükümette Turizm Bakanı olarak yer aldı. Mustafa TAŞAR ismi sadece siyasi bir kimlik olarak değil, milliyetçiliği, vatanseverliği, alçak gönüllü, güler yüzlü, cana yakın yapısıyla da gönülleri fethetti. Mizaha konu olan çıkışları ve ifadeleri kendisine olan güvenin, kendini aşmanın, terbiye edilmiş bir nefsin tezahürleriydi. Siyasette çevresinde hep milliyetçiler vardı. Onun döneminde bürokraside pek çok milliyetçi arkadaşımız görev aldı. Pek çok arkadaşımız unvan sahibi oldu. İyi bir devlet adamıydı, vefalı bir dostumuzdu.

Tabela ayrılığı, fikri ayrılığı da getirir dense de O, fikirlerinin savunucusu oldu: Türkiye Komünist Partisi yöneticilerinden Haydar Kutlu ve Nihat Sargın?ın Türkiye?ye geldikleri günlerde Özal?ın da bulunduğu bir sohbette, Adnan Kahveci, Mustafa Taşar?a takılır: 
?Komünist partisini sen kur Mustafa. Gelenleri kimseye kaptırmayalım.? 
Taşar:

Birlikte kuralım. Adı da Milliyetçi Komünist Partisi olsun. Sen Genel Başkan, ben genel sekreter. Sen işin komünistlik bölümüne bakarsın, ben milliyetçilik. Der. 
İşte O?nun, basına da yansıyan, hazırcevap ve şakacılığının örnekleri:

Partisinin üst düzey yöneticileriyle gazeteciler söyleşirken; bir gazeteci sorar:
?Özal?ın çevresini sağcılarla yağcılar sarmış. Ne önlem alacaksınız, ne olacak bu durumun sonu?? 
Mustafa TAŞAR cevap verir: 
? Dediğin doğru ama, bir fark var. Özal?ın etrafındaki sağcılar ?yağcı? değil, yağcılar da ?sağcı? değil.?

Taşar?a ?Sizin davaya ihanet ettiğinizi söylüyorlar? denilince, başından geçen şu olayı aktarır. ? Geçenlerde Antep?te otomobilin içindeyim. Gençler bildiri dağıtıyordu. Bir tanesi geldi; gülerek elime kağıt sıkıştırdı. Önce seçmen isteği sandım. Sonra bir baktım ?Yuvaya dön? yazıyor. Şaşırdım. ?Hanım beni Ankara?ya mı çağırıyor?? dedim. Bu kez de o şaşırdı.? .


Mustafa Taşar, müstakbel Başbakan Mesut Yılmaz?dan bakanlık sözü alınca arkasından: ?Yılmaz?la işbirliği yapıyor? tezviratı yayılır. Taşar, Yılmaz?a: 
- Duydun mu, kulislerde bunlar söyleniyor. Deyince Yılmaz: 
- Her şeyi söylerler. Sen ne cevap verdin böyle diyenlere? 
Taşar:
Dedim ki, ben şu sözü, bu sözü alarak hareket etmem. Milliyetçiliğimden taviz vermem. Ben Türkiye Komünist Partisi?ne girsem, partinin adı Türkiye Milliyetçi Komünist Partisi olur...

Mustafa arkadaşlarına, yurt dışı gezilerinde pek şanslı olmadığını anlatırken:
?Çekoslavakya?ya gittim; gitmeden önce görüşeceğim bakanı görevinden almışlardı. Bir başka bakanla görüşmek zorunda kaldım. 
Çekoslavakyalı bir bakanı ülkemize davet ettim; Türkiye?ye gelmeden kalp krizi geçirip öldü. 
Sovyetler Birliği?ne gübreden sorumlu bakanın davetlisi olarak gidecektim; bu kez bakanlığını feshedip, genel müdürlüğe çevirmişler? Vazgeçtim.? 
Taşar?ın anlattıklarını dinleyen gazetecilerden biri, espriyi patlatır: 
Bu kadar garantili çalıştığınıza göre, sizi Saddam?ın yanına gönderelim! 
Mustafa gitmeden Saddam gitti. Ama maalesef Mustafa?da? Ne diyelim: Takdiri ilâhi?

?Azınlık milliyetçiliği ve etnik bilinç, üst kavrayışın zayıf, yetersiz ve sınırlı kaldığı durumlarda ön plana çıkıp etkinlik kazanmaktadır.?

?Milliyetçilik, özü itibariyle devletle bütünleşmiş bir toplumu öngörürken, ülkemizde milliyetçi hassasiyeti gelişmiş toplum kesimlerinin, aslında devlete en mesafeli grupları oluşturdukları görülmektedir. Devlet-millet kaynaşmasının sağlanamaması, Türkiye?nin ve ülkemizdeki milliyetçilik pratiğinin en önemli sorunudur.?

?Türkiye?nin, dolayısıyla Türk milliyetçiliği hinderlandının ilk kuşağında yer alan coğrafya kesiti, yani Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu, dünyanın en stratejik ve en sorunlu bölgelerini oluşturmaktadır. Böyle bir bölgede milliyetçi bir vizyona sahip olmadan, sadece somut çıkarlar üzerine kurulu objektif siyaset gütmek ve diplomasi tesis etmek mümkün değildir.?

Tarzındaki görüşleri, tazeliğini muhafaza edecektir.

Mustafa TAŞAR, bu siyasi kimlikle, devlet adamlığındaki başarılı hizmetlerinin dışında, Türk Ocaklarına yaptığı hizmetlerle de gönüllerde taht kurmuştur. Türk Ocakları Ankara Şubesi üyelerindendir. Türk Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyet üyesi ve Türk Ocakları Genel Merkez Danışma Kurulu üyesi olarak, Türk Ocaklarına sayısız hizmetleri olmuş; Millî siyasetimizi ilgilendiren temel meselelerde görüş alışverişinde bulunmuştur.

Vefalı dostum, sevgili kardeşim. Şüphesiz ki daha pek çok hayırlı ve başarılı hizmetlerde imzan olacaktı. Kader seni genç yaşta aramızdan aldı. Biliyorum arkandan daha pek çok güzel şeyler yazılacak ve söylenecek. Verdiğin hizmetler yaptığın iyilikler her halde unutulmayacaktır. Tarih seni yaptığın değerli hizmetlerle anacaktır. Ne kadar çok sevenin varmış, ne mutlu sana. Sana rahmetler diliyorum Mustafa. Geride kalan Gülderen bacıma sevgili yavruların Emre ve Gonca?ya, akrabalarına ve dostlarına sabırlar ve şifalar niyaz ediyorum. Seni, senin de çok sevdiğin rahmetli Galip Ağabeyimin ?Bayram Duası? makalesinden aldığım bir bölümle uğurluyorum. Güle güle Mustafa mekânın cennet olsun. ?Günahlarımızın ağırlığı altında çökmüş omuzlarımızla, dayanılmaz bir hasretin büktüğü boyunlarımızla, mübarek bir acıyı yaşamanın utancı içinde huzurundayız Allah?ım?. Allah?ım bize acı, bizi esirge. Yolunda nice canları kurban etmiş bir milletin çocuklarıyız? Düşmanımız çok, dostumuz hiç yok. Rahmetini üzerimizden eksik kılma.. Allah?ım yoksullara acı, yuvasızları koru, öksüzleri güldür, hasretlerini dindir.. Allah?ım günahımız çoktur; huzuruna çıkmağa yüzümüz yoktur. Affet bizi? Âmin.

Biliyor musun Mustafa, cenazende Kocatepe Camii dopdolu idi. Seni çok seven büyük bir kalabalık içerisinde yine ülküdaşların vardı, milliyetçiler vardı. Senin için bir araya geldiler. Cenazenden sonra da dağılıp gittiler. 
Tekrar birimizin cenazesinde buluşmak üzere??.

NOT: BU YAZI KALEME ALINDIĞINDA ESKİMEYENDOSTLAR SİTESİ HENÜZ FAALİYETE GEÇMEMİŞTİ. MUSTAFA'NIN ÖLÜMÜ DE BU SİTENİN KURULMASINI TETİKLEMİŞTİR.

ALLAH HER İKİSİNE DE SAĞLIKLI UZUN VERSİN CENGİZ DURSUN ATAK VE SALİH DİLEK DOSTLARIM VE DİĞER ARKADAŞLARLA BU SİTENİN KURULMASINI GERÇEKLEŞTİRDİK. ÇOK ŞÜKÜR ÜLKÜDAŞLARIMIZ ŞİMDİ CENAZE TÖRENLERİ DIŞINDA DA BİR ARAYA GELEBİLİYOR. GENEL OLARAK YIL İÇİNDE 18 MART ŞEHİTLER GÜNÜ; 21 MART ERGENEKONDAN ÇIKIŞ (NEVRUZ BAYRAMI); 3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ; 13 HAZİRAN DÜNDAR TAŞER'İN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ; 27 ARALIK ATATÜRK'ÜN ANKARA'YA GELİŞ YILDÖNÜMÜ ESKİMEYENDOSTLARIN BİR ARAYA GELMESİNE VESİLE OLMAKTADIR.

BU YAZI 2007/ŞUBAT TARİHLİ

TÜRK YURDU DERGİSİNDE YAYINLANMIŞTIR.


ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net