Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
Mutafa Demirci'nin kayınvaldesi vefat etti
VEFAT Ankara Sitelerden,Başkent Akademi mezunu Kıymetli kardeşimiz Mustafa Demirci'nin Muhterem kayınvalidesi Nurhan Cankul hanımefendi vefat etti. ...
Dr.Mahmure BORLU vefat etti.
Vefat; İstanbul'dan kıymetli ülküdaşımız Dr.Fatih Borlu'nun eşi Dr.Mahmure hanım vefat etti. Cenaze 09.Mart.Cuma günü İstanbul/Şişli camiinden cuma ...
Hayati YILMAZ'ın annesi vefat etti
ÜLKÜDAŞIMIZ HAYATİ YILMAZ'IN MUHTEREM VALİDELERİ NURİYE YILMAZ HANIMEFENDİ HAK'KA YÜRÜMÜŞTÜR. CENAZESİ 9 ŞUBAT CUMA GÜNÜ ANKARA-CEBECİ ASRİ MEZARLIK C...
Etimesut'lu Haydar YURDABAK vefat etti
Etimesgut Ülkücü Hareketinde müstesna bir yeri olan, MHP eski İl Genel Meclisi Üyesi, Ankara Şeker Fabrikası sondaj Baş Sandörü ve Genel Müdürlük Revi...
Mehmet ÇALIŞKAN'ın annesi vefat etti
Eskimeyen dostlar yönetiminden, Keçiören Belediyesi eski meclis üyesi ,Ankara Akademi mezunu, Beypazarlı ve Sitelerde mali müşavir Muhafazakar Part...
Yücel HACALOĞLU vefat etti
Yücel HACALOĞLU Ağbimizi defnettik. YÜCEL AĞABEY TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN ÖNE ÇIKMAYI SEVMEYEN EN BÜYÜK KAHRAMANLARINDAN BİRİYDİ.. Yücel Hacaloğlu Ağa...
İsmail ÖZKAN beyin hanımı vefat etti
Ülkücü hareketin kurucularından Basın-İş sendikası eski genel başkanı 12 Eylüle kadar MHP, MYK üyesi Genel sekreter yardımcısı Emekli Sendikacılar ...
Şevki ALTUNTAŞ Vefat etti
eskimeyendostlar.net 11 Ekim, 14:07 ·  Eskimeyen dostlarımızdan Dikmen'de ikamet eden,Kırşehir'li kıymetli ülküdaşım...
HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN ANNESİ VEFAT ETTİ
21.DÖNEM MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN KAYIN VALİDESİ EMİNE KARABİBER HANIMEFENDİ RAHMETLİ OLMUŞTUR. CENAZE 25 NİSAN SALI GÜNÜ KIRIKKA...
581 'kez okundu.
2016-10-28
eskimeyendostlar'ın Cumhuriyet Bayramı Mesajı

CUMHURİYETİN 93.YILI KUTLU OLSUN
 
Cumhuriyetimiz, kuruluşunun 93. Yılına ulaşmış bulunuyor. Bu günlere ulaşmamızda bütün geçmiş
nesillerin alın teri, emeği, katkısı ve gayreti olduğu şüphesizdir.Türk milletine kutlu olsun!
Devletleri milletler kurar ve yaşatır. Devlet; bir milletin akıp giden zaman içinde yaşadığı tecrübelerin
ışığında cisimleşen kurumların ve kuralların oluşturduğu bir bütün olarak, millet hayatının bağımsız
biçimde sürdürülmesi ve geliştirilmesi için yarattığı bir mekanizmadır. Bu sebeple devletin bütün
kurumları ve kurulları arasında "uyum ve tutarlılık", işleyişin mükemmel olması için bir gerekliliktir. Bu
işleyişi sağlayan ana gücün kaynağı da yine millettir.
 
Türkiye Cumhuriyeti, hiçbir sınıfın veya zümrenin devleti olma özelliğini taşımaz. Bu yüzden
Anayasamızın girişinde ve ilk üç maddesinde bütünleştirilen ve tanımlanan nitelikler dördüncü madde
ile ifade edildiği gibi değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükümlerdir. Bu kurallar Türk
milletine ve gelecek kuşaklarına emanet edilmiştir.
 
Cumhuriyetimizin bütün kurumları ve kuralları "millet egemenliği" fikri üzerine oturtulmuştur.
Dolayısıyla cumhuriyetin kurumları millet iradesinden kaynaklanan yasalar üzerinde yükselir.
Cumhuriyetimiz kurulduğu günden bu yana büyük kazanımlar elde etmiş ve çökmüş bir
imparatorluğun "yorgun milleti" bu kazanımlarla genç, dinamik, yükselme azmi içinde olan nitelikli bir
nüfusa dönüşmüştür.
 
Bütün milletlerin hayatında inişlere ve çıkışlara rastlanır. 93. Yılında Cumhuriyetimiz bu zorlu
süreçlerden biriyle yüzleşmiş bulunuyor. Milletin varlığı her şeyden önce bu kurumların ve
kuralların temel nitelikleri korunarak sürdürülmesi ile ilgilidir ve sözünü ettiğimiz zorlu sürecin yarattığı
temel sorun bu kurumların ve kuralların şiddetli bir tehdit altına düşmüş olmasıdır.
Milletin ve devletin varlığının sürdürülmesinde birey ve kurum olarak herkesin üstlendiği roller
bulunmaktadır. Ancak bu varlığa yönelik saldırıların önlenmesinde caydırıcılık? vasfı da eklenerek iki
kurum öne çıkmaktadır: Ordu ve Yargı
İşte bu gün kaygılı bir topluma dönüşmekte olmamızın gerisinde bu iki kurumumuza yönelik topyekün
saldırılar yatmaktadır.
 
Cumhuriyetimizin 93 yıllık tarihi içinde zaman zaman çeşitli sebeplerle bu iki kurum hakkında
tartışmalar ortaya çıkmıştır.
 
Açık konuşalım, yakın zamanlara kadar bu tartışmaların gerisinde temel hak ve özgürlüklere dair
kaygılar esas noktaları oluşturmaktaydı. Ancak, bu gün açık- aşikâr ortaya çıkan nokta, bu
tartışmaların toplumda kendisine haklılık kazandıracağını hesaplayan bazı "şer odakları"nın, 
bu kurumları ele geçirmek ve meşru yasal sistem dışında oluşturulmuş bir hiyerarşiye tabi kılarak, devletin niteliklerini değiştirmek, bu suretle milletin bağımsız varlığını ortadan kaldırmak maksadına dönük bir ihaneti hayata geçirdikleridir.
Adına ne denirse densin yakın dönem siyasal çıkarları bu planla örtüşen siyasal gruplar da bu ihanetin
hayata geçmesi için söz konusu şer odaklarına çanak tutmuş, ihaneti kuvveden fiile geçirecek
vasıtaların bunların eline geçmesine yardımcı olmuşlardır.
 
Tarihi tecrübesiyle durumun farkına varan Türk milletinin gösterdiği insiyaki tepki tehlikeyi şimdilik
önlemiş görünmektedir. Fakat bu durumun yarattığı bir sarsıntıya dikkat çekmek ihtiyacı vardır.
Tarihi, zaferlerle ve kahramanlıklarla dolu olan Türk ordusunun şerefli komutanları, subayları ve erleri
hala yürütülen kara propaganda ile etkilenmeye çalışılmaktadır. Şanlı ordumuzun kahir ekseriyetinin
bu ihanet hareketini önlemek için hayatını ortaya koyarak, sadece mesleki değil vatanî duygularla
harekete geçerek bu darbe teşebbüsünü önledikleri gerçeği unutturulmaya çalışılmaktadır.
 
Sen, rütbesiz erden en kıdemli komutanına kadar aziz ve kahraman Türk ordusu!
Taşıdığın sorumluluk ve vazife bilinci ile bu güne kadar Türk milleti yaşasın diye, Türk vatanının
üstünde ay-yıldızlı al bayrak ebedi dalgalansın diye sayısız şehitler verdin, bağrından sayısız
kahramanlar çıkardın;
Sen,
Sana, kahpeler tarafından kurulan alçakça bütün tuzakları çelik yumruğunla paramparça ettin, ihanet
hareketine dahil olan kuklaları ve onların iplerini ellerinde tutan bütün hainleri asaletine çok yakışan
bir davranışla, öfkeni geriye iterek sana yakışan biçimde adaletin pençelerine teslim ediyorsun;
Sen,
Bu kahpe ve hainlere çanak tutan gafillerin ruhuna, senin karakterinin ayrılmaz parçası olan sabrın ve
vakur duruşunla, mahcubiyetin asla silinmeyecek derin izlerini nakşettin;
Sen,
Adımızı "Türk" diye yazdıransın, bayrağımızı "Türk" adıyla rüzgârlarda dalgalandıransın,
semalarımızda Ezan"ın sonsuza kadar susmayacağının teminatısın;
Başını dik tut !
Sana, senin kahramanlığına, vakarına darbe indirdiklerini düşünenler senin zaferlerine şahit olmaya
devam edecekler !
Yaralı halinle vatanı bölmeye çalışanları kahhar pençenle mahvediyorsun, sınırlarındaki insanlık
utancını yok edecek harekâtları başarıyorsun, şanlı tarihinde olduğu gibi bugün de yarın da mayanda
var olan hasletleri ortaya koyacağını dostlarını yerindirerek düşmanlarını utandırıp ürküterek,
göstermeye devam ediyorsun.
Türk milleti kendi evlatlarından oluşan Türk Ordusuna güvenmeye devam ediyor.
Ecdadın kanıyla vatan olmuş toprakların sınırlarını Gazi Mustafa Kemal Atatürk"ün kumandanlığında
süngülerinin çelik kıvılcımlarının çizdiği daha dün gibi!
Sen varsın çünkü Türk milleti var, Türk milleti olduğu için sen var olacaksın. 

ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net