Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
2370 'kez okundu.
2007-06-15
MİLLİYETÇİLİK

MİLLİYETÇİLİK

 

Fransız İhtilali ve onu takip eden Napolyon'un askeri istila girişimleri sonucu, milliyetçilik ideolojisinin bütün Avrupa’ ya yayıldığı, milliyetçiliğimizin bu olgudan esinlenerek geçen 19. asrın sonunda bir gurup yazarın kafasında şekillendiğine dair söylemlerin gerçek Türk tarihinden kopuk ifadeler olduğunu açıklamak gerekir. Bizim milletimiz Orta Asya' da tarih sahnesine çıkmış ve bir bölümü yedi bin yıla yakın bir süre önce Anadolu’ ya gelmiştir. Türk Milliyetçiliğini Orhun abidelerinde görmek mümkündür. Türk Milleti kuvvetli bir canlılığa sahiptir. Neslen çoğalmak hususunda müstesna bir kabiliyeti vardır. Türk Milleti’ nin tarihte bilinen savaşlarda Türklüğü bu güne taşımak için şehit olan kahramanlarının sayısı 40 milyondan fazladır.  Bu mücadelenin son halkası 20. yüzyılın ikinci yarısında ülkücü hareket tarafından verilmiştir. Binlerce ülkücü genç ülkesinin bağımsızlığı ve geleceği için hayatını vermekten çekinmemiştir. Son elli yılda ülkücü hareket içinde yetişen Türk milliyetçisi insanların dinamizmi, fikir ve kültür yapısı Türklüğü yüzyıllar ötesine layık olduğu refah ve teknoloji ile taşıyacaktır. Çekirdeği Türk milliyetçiliği olan ülkücü insanların sayısı yüzbinlere ulaşmamış olsaydı Türkiye’ nin bu gün içinde bulunduğu sıkıntılarla mücadalesi çok daha zor olurdu.

            Bundan önce ülkücüler 3 Mayıs ve Nevruz (Ergenokondan çıkış) günlerini vesile kılarak   bir araya gelebiliyordu bundan böyle bu Web Sayfası sayesinde nişan, düğün ve cenaze törenlerinden ülküdaşlarımızın haberi olacak isterlerse bir arada bulunabileceklerdir. Kadirşinaslıklarından, ülkücülüğe vefalarından dolayı bu sayfayı hazırlayan  arkadaşlara teşekkür ediyorum.

            Ülkücü hareketin doğmasına sebep olan ve bizleri yetiştiren Başbuğ Alparslan Türkeş’in ve Ülkücü Şehitlerimizin ruhları şad olsun.

      14.6.2007

 ANKARA

Muhittin Öztürk

 

            Sözlerimi 1947 yılında Paris’ te Sen nehri kıyısında ölü bulunan sahipsiz kişinin cebinden çıkan bir şiir ile tamamlıyorum. İnanç ve Milliyetçiliği ne güzel anlatıyor.

 

ÖYLE HASRETİM Kİ EZAN SESİNE

 

Bu kent her şeyiyle bana yabancı

Öyle hasretim ki ezan sesine

Ararım çevremde minare, cami

Lakin takılırım çan kulesine.

Her semtin muhteşem kilisesine

Yad’el elemleri sarar içimi

 

Uyansam her sabah Ezan sesiyle

Görsem Ayşeciği su testisi ile

Ninemi yaşmaklı namaz kılarken,

Dinlesem dedemi KUR’AN okurken

Başımı huşuyla yastığa koysam

Sonra toparlanıp yola koyulsam.

 

Yahut günün şavkı vururken camdan

Heybetli sesiyle çağırsa babam…

Annem de kalk yavrum, aslanım dese

Tutup elleriyle omuzlarımdan

O müşfik haliyle sarılsa öpse…

 

Uzaklarda yurdum, buradan çok uzak

Her mevsim güneşli, masmavi göklü

Camili, kubbeli, kümbetli, köşklü.

Ozanlı, garipli, kervansaraylı

Hele insanları Alp’li Giray’lı

 

Yok haber onlardan baba evinden

Bu yüzdendir halim kopuk bir yaprak,

Her şey çok uzakta benden, çok

Gözlerim daima engine dalar

İsterimki; her an Anayurdum’da

Dağları dumanlı, yazlı Kırım’da

Duvarında mavzer ve Kur’an olan

Ata ocağında , bizim konakta

Bir bakır sinili sofra başında

İftar beklenilsin, dua edilsin.

 

Ve sessiz sedasız yemek yenilsin.

Sonra şadırvanda abdest alınıp

Hep birlikte teravih’e gidilsin.

 

Evet, yurdum uzak; burdan çok uzak

Bir ferahlık yahut bir şey umarak

Düşerek yollara akşam üstleri

Böyle çaresizim yıllardan beri

 

Her zamanki gibi yorgun ve bitkin,

Artırıp yükümü hasta kalbimin

Her an heyecanlı gözlerimde yaş

Görmek ümidiyle bir Türk, bir dildaş

Dolaşırım Paris Caddelerini,

Yorgun akan Sen’i ,  köprülerini…

 

Bir kara kış vakti Sen kıyısında

Kafamın içinde Türk’lük ülküsü

Ruhumu kavuran özyurt hasreti

Böyle geçeceğim ebediyete

Donmuş cesedimi bulup çöpçüler

Defnedilmek üzere götürecekler

Kimim ben ve neyim, ne bilecekler!...


ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net