Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN ANNESİ VEFAT ETTİ
21.DÖNEM MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN KAYIN VALİDESİ EMİNE KARABİBER HANIMEFENDİ RAHMETLİ OLMUŞTUR. CENAZE 25 NİSAN SALI GÜNÜ KIRIKKA...
Süleyman ERDİNÇ Vefat etti
1974 – 1975 Türk Metal Sendikası Seydişehir Şube Başkanı, sonradan Türk Metal Sendikası Genel Merkezi Mali sekreterliği de yapan kıymetli ülküdaşımız ...
Çalışma bakanlığından emekli iş müfettişi makina Mühendisi İlkin ÇİFTÇİ vefat etti
Ankara Ziraat Fakültesi 57'lerinden Denizcilik eski müsteşar yardımcısı Devremiz ülküdaşımız Taner ÇİFTÇİ'nin  Kıymetli eşi  Çalışma bak...
PARTİMİZİN ESKİ İDARE AMİRİ KEMAL DEMİR AĞABEYİMİZİN OĞLU ÜLKÜDAŞIMIZ ÖMER DEMİR RAHMETLİ OLMUŞTUR.
ÖMER DEMİR RAHMETLİ OLMUŞTUR. 1965 Yılında Alparslan Türkeş CKMP Genel başkanı olduktan sonra, Ankara Kızılay'daki Yüksel caddesi ile Konur sokağın ...
Ahmet Yavuz YETİM'in annesi vefat etti
Kıymetli Ülküdaşımız,Türközü'nün Bozkurtlarından  Hacettepe üniversitesi talabelerinden, Yozgatlı Ahmet Yavuz YETİM in annesi hakkın rahmetine ...
360 'kez okundu.
2017-02-14
MİSAK-I MİLLİ SINIRLARI İÇİNDE YER ALAN ADALAR DENİZİNDE NELER OLUYOR? / Ziya GÖZLER

MİSAK-I MİLLİ SINIRLARI İÇİNDE YER ALAN ADALAR DENİZİNDE NELER OLUYOR?

Jeolojik olarak üçüncü zamanın Miyosen devrinde Adalar Denizi?nin (EGE) bulunduğu yer Anadolunun devamı olan bir kara parçasıydı. Daha sonraki zaman dilimlerinde Anadolu'nun uzantısı olan bu kara parçası faylarla parçalanması kırılması ve çökmesi sonucu önce bir göl sonra, Karadeniz ve Akdenizin hücumuna uğrayarak bu günkü konumu kazandığı bilinen bilimsel bir gerçektir. Litolojik, stratigrafik, paleontolojik ve tektonik özellikler açısından adaların tamamı ve Yunanistan'ın bir bölümü Anadolu kıtasıyla aynı jeolojik yapıyı göstermektedir. Günümüzde Adalar Denizi üzerinde bulunan bütün adalar Anadolu'nun Adalar Denizi'ne doğru olan kıta sahanlığı üzerinde yer almaktadır. Bilimsel tanımlardan yola çıkıldığında Adalar Denizi'nin büyük bir bölümü Türkiye'nin kıta sahalığı içinde yer almaktadır. Ne yazık ki, Türkiye bu meselede Adalar Denizi'deki Yunan Adaları'nın varlığını dikkate alarak çözüm aradığından ve de Yunanistan bu yaklaşımı ürkeklik ve taviz olarak gördüğünden dolayı, Adalar Denizi'nde Türkiye sahillerinden 3 mil mesafe dışındaki bütün adaların, adacıkların ve kaya parçalarının kendi egemenliğinde olduğunu ileri sürmektedir. İçimizde bir ukde olarak kalmış adaların geçmişine kısaca bir göz atarak sorunlarını açmaya çalışalım.
Sisam, Nikaria, Patmos, Leros, Kalimnos, İstanköy, Nisiros, Astropalya, Tilos, Sömbeki, Harki, Rodos ile Sakız, Midilli, Samotraki ve Meis Adaları Türk'ler için ne anlam ifade ediyor Bunu biliyor muyuz? Yaklaşık 400 yıl Osmanlı İmparatorluğunun hâkimiyetinde olan ve Devlet- i Aliye için çok önemli olduğu kabul edilen bu adalar 90 yıl önce bir oldu bitti ile elimizden çıktığından beri adaların yeniden kazanılması için neler yaptık? Yeni nesillerin bu konuda bilgi ve şuurlarında neler var? Adalar Denizi'ndeki adalar Romalılar, Bizans'lılar, Venedikliler, Ceneviziler ve Saint-Jean Şövalyeleri tarafından batının doğuya olan taarruzlarında önemli bir geçiş yolu olarak kullanılmış ve stratejik öneminden dolayı sürekli kontrol altında tutulmuştur.
1522'de Osmanlı Akdeniz ve Adalar Denizine tamamen hâkim olmak düşüncesini hayata geçirmek için Rodos Adası'nı alıyor, böylece Osmanlı batıya açılmada denizler üzerindeki hâkimiyetini kurmuş oluyordu. Adalar Denizi üzerindeki bütün adalar bir temsilciye bırakılmış ve adalar fermanlarla uzun yıllar huzurlu bir şekilde yönetilmiştir. Bu bölgede denizlerde hâkimiyet kurmak ve özellikle de doğuya açılmak ve işgal etmek için bütün Hıristiyan âlemi gözlerini hiçbir zaman adaların üzerinden ayırmamıştır. 1774 Küçük Kaynarca 2 Antlaşmasıyla Ruslar adalar üzerinde hak iddia etmişler, 1912'de İtalyanlarla imzalanan Ouchy Antlaşmasında İtalyanların 12 adayı terk etmeleri karara bağlanmış olduğu halde İtalyan'lar bu antlaşmayı hiçe saymışlar ve 12 adayı terk etmemişlerdir. Ülkemizde yaşayan azınlıklarla ilgili tuhaf bazı yasalar çıkarılırken acaba Ouchy Antlaşmasının sonuçlarının ciddi bir şekilde hukukçularımıza inceletilerek haklarımızı aramamız için AİHM'ne gidilebilir mi? (şayet böyle bir çalışma yapılmamışsa). Diğer taraftan Rodos ile Sakız arasında yer alan 12 adanın dışındaki Girit, Meis, Batnos, Ahikerya, İpsara, Midilli, Limni, Semadirek, Taşoz adalarıyla diğer irili ufaklı bütün adaların da Anadolu'nun tabii birer uzantısı olduğu asla ve asla unutulmamalıdır. Adalar Denizinde bulunan bütün adalar batının doğuya, doğunun batıya olan akınlarında askeri birer üs olarak sürekli kullanılmıştır. Adalar Denizi bu yapısının dışında diğer denizler ve okyanuslarda olduğu gibi insanlığın besin ve hammadde kaynaklarını karşılama açısından da önemli bir özelliğe sahiptir. Balıkçılık, petrol, doğalgaz ve madenler bakımından önemli değerlere sahip olan Adalar Denizinin bir olup bittiyle elimizden çıkması sonucunda kaybedeceğimiz değerlerin neler olduğunu çok iyi bilmek gerekir. 1933 yılında Atatürk'ün General Mac Arthur'a söylediklerini de aklımızın bir köşesinde tutmakta oldukça büyük fayda vardır.?? Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük, Kıbrıs ve 12 adayı geri alacağım. Selanikte dâhil olmak üzere Batı Trakya'yı Türkiye hudutları içine katacağım?? Şimdi son yıllarda Adalar Denizinde cereyan eden olaylara kısaca bir göz atalım. 2015 yılında E.Kur. Alb. Ümit Yalım'ın basında dile getirdikleri ile ilgili olarak bugüne kadar Türk Devleti acaba ne yapmıştır? 10,3 km2 büyüklüğündeki Eşek Adası ve 5,4 km2 büyüklüğündeki Bulamaç Adası 2004 yılında Yunanistan tarafından işgal edilmiştir. İşgal Türkiye'nin sessizliğinin bir korkaklık olarak algılanmasından dolayı durmamış ve irili ufaklı 152 ada ve kayalık Yunanistanın hâkimiyeti altına girmiştir.
Bu doğru mudur? Hâkimiyetleri antlaşmalarla Yunanistana devredilmemiş bu adalar nasıl oluyor da Yunanistan toprağı oluyor? (22.01.2016 tarihinde FOX Tv'nin 19.00 haberlerinde Didimden botlara binerek Yunanistanın Bulamaç Adasına giden göçmenlerin botlarının battığı ifade edilmiştir. Bir Türk televizyonunda Bulamaç Adasının Yunan adası olduğu söyleniyorsa, demek ki adayı Yunanistan gerçekten işgal etmiş demektir). TBMM'de bu konunun aydınlatılması için gereken girişimler yapılmış mıdır? Adalar Denizi?nde Türkiye?ye ait her kaya parçası vatandan bir parçadır. Diğer taraftan 6 millik karasuları sınırları açısından da önem arz etmektedir. Kaybedilen bu adalar ve kayalıklar çevresinde ne petrol aranabilir ne de balıkçılık yapılabilir. Bu ada ve kayalıklara sahip olan Yunanistan karasularını 12 mile çıkardığı takdirde 3 Güllük, Didim ve Kuşadası?ndan birkaç millik bir mesafe içinde denize açılmanız mümkün olamayacaktır. Netice olarak Adalar Denizi kaybedilecektir. AB aşkı ile yanıp tutuşan Türkiye, Kıbrıs?ta ve Adalar Denizi?nde Yunan?a ve Rum?a toprak vererek Hıristiyan Batı dünyasına hiçbir şekilde hoş görünemeyecektir. Bu dünya durdukça böyle olacaktır. TC. Dışişleri Bakanlığı?nın sitesinden aynen aldığım şu cümleler, Yunanistan?ın fiili durumundan sonra??coğrafi formasyonlar?? ifadeleri yine gündemdeki yerini bu cümlelerle korumakta mıdır? Zira pek coğrafi formasyon kalmamış gibi görülüyor. ??Türkiye, uluslararası alanda geçerliliği olan enstrümanlarla açık bir biçimde Yunanistan?a bırakılmış olan adalar, adacıklar ya da bu tür formasyonlar üzerinde herhangi bir hak iddia etmemektedir. Ancak Ege Denizi?nde egemenliği açık olarak Yunanistan?a bırakılmayan birçok adacık ve coğrafi formasyon olduğu da tartışmasız bir gerçektir. Bu tartışmalı coğrafi formasyonlardan bazıları Türkiye?nin Ege Denizi sahillerine çok yakındır. Aslında bu mesele, iki ülke arasındaki deniz sınırlarının belirlenmesinin önündeki engellerden biridir.?? Yunanistan?ın sürekli gündeme getirdiği ve Türkiye?nin de sürekli karşı çıktığı karasuları kavramının ne olduğuna BMDHS?nin 76. Maddesini aktararak açıklamaya çalışalım. ?? Bir kıyı devletinin kıta sahanlığı, kara ülkesinin doğal uzantısı boyunca karasularının ötesinde kıta kenarının dış sınırına kadar uzanan deniz yatağı ve toprak altını kapsar, kara ülkesinin, kıta kenarının dış sınırının 200 mile kadar uzanmadığı hallerde, karasularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 mil açığa kadar olan alanın deniz yatağı ve toprak altını kapsar. Kıyı devleti, kara ülkesi doğal uzantısının, kıta kenarı dış sınırının, karasularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 milin ötesine geçtiği hallerde, kıta sahanlığının dış sınırı 350 mili aşmayacaktır. Karasuları genişliğinin ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 deniz milinin ötesindeki kıta sahanlığı sınırları hakkındaki bilgi, kıyı devleti tarafından bu sözleşme ile oluşturulan ?Kıta Sahanlığı Sınırları Komisyonu?na sunulacaktır.?? İşte bu uluslararası hukuki sözleşmelerden dolayı da Türkiye Adalar Denizi?nde çok dikkatli olmak mecburiyetindedir. Netice itibariyle Adalar Denizi?nde bir tek kaya parçasının terki gündeme geldiğinde şu hususlara çok dikkat edilmesi gerekmektedir. ??1.Bilimsel olarak ispat edilmiştir ki, Adalar Denizi?ndeki adalar, adacıklar ve kayalıkların kendilerine ait asla ve asla birer kıta sahanlıkları olamaz, 2. Kıta sahanlığındaki Münhasır Ekonomik Bölgedeki kaynaklar sahildar ülkenin kaynaklarıdır, 3. Kara suları sınırları ülkeler arasında kara parçası sınırı olarak kabul edilemez. Yunanistan?ın kara sularını 12 mile çıkarma ve buna bağlı olarak da Uçuş Haberleşme Bölgesi?ni (FIR) daraltma çabaları uluslararası kaidelere aykırı bir davranıştır. Türkiye?nin askeri tatbikatlarını, deniz ticaretini, balıkçılık faaliyetlerini, petrol ve doğalgaz 4 aramalarını, bilimsel ve teknik çalışmalarını engelleyecek bir karar kabul edilemez. Yunanistan?ın böylesine saldırgan bir tutum takınması ve AB?nin meseleyi bir oldubittiye getirmesinin altındaki tek sebep, Adalar Denizi üzerindeki adalar, adacıklar ve kayalıkların %90?nın Türkiye Anakarası?na ait olduğunun bilinmesidir. Kısacası Adalar Denizi?ndeki Adalar Anadolu?nun devamıdır.?? Sayın Ü. Özdağ 27 Mart 2015?te bu konuyu dile getirmiş ve Adalar Denizi?nde 16 Ada ve 1 Kayalığın Yunan Ordusu tarafından 2004-2008 yılları arasında işgal edildiğini kamuoyuna aktarmıştır. Bu işgale karşı çıkılmamasını da tam üyelik konusunda AB ile olan ilişkilerde sorun yaşanmamasına bağlamıştı. Aradan geçen zaman içinde AB?nin Türkiye?ye bakışında zerre kadar bir iyileşme olmadığı açıkça ortadadır. Diğer taraftan sürekli Türk Devleti?nden bir şeyler istenmektedir. Sebebinin Türk?e olan düşmanlık olduğunu artık cümle âlem bilmektedir. Çöken, batan, topraklarını dahi satmayı göze almış, fakirleşen ve AB?ye iyice yük olmaya başlamış Sosyalist bir Yunanistan Türkiye?den toprak alma, isteme cesaretini gösterebilmektedir. Eşek ve Bulamaç Adaları?nın dışında Adalar Denizi?ndeki Ardacık, Fornoz, Hurşit, Kalolimnoz, Keçi, Koçbaba, Koyun, Sakarcılar Adaları ve İzmir İli dâhilinde bulunan Venedik Kayalıkları ile Girit Adası çevresinde bulunan Türkiye?ye ait Dionisades, Dhia, Gaidhouronisi, Gavdos ve Koufonisi Adaları Yunanistan?ın hâkimiyetine girmiş midir? (isimlerin Türkçeleştirilmesi ile kamuoyuna doğru olan bilgiler aktarılabilir) Misak-ı Milli Sınırları?nın yeniden gündeme getirildiği bir dönemde Adalar Denizi, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz, Batı Trakya?da unutulmamalıdır. Musul?un, Kerkük?ün, Süleymaniye?nin birer Türk şehri olduğu 2016 yılında coşkulu bir şekilde hatırlandığına göre Türk toprakları üzerindeki fiili uygulamayı kaldırmak Türk Devleti?ni yönetenlerin en önemli görevlerinden biridir. Misak-ı Milli Sınırları?nı gündeme taşıyan ve Türk Milleti?nin en hassas noktalarına dokunanların bu meseleyi başarıya ulaştırmaları için Mete Han?ın, çorak bir vatan toprağının düşman tarafından istenmesi karşısında komutanlarına gösterdiği tepkiyi öğrenmelerini salık veririm. Yenilgi başarısızlıktır. Başarısızlık Türk Milleti?nin şerefinin ayaklar altına alınması demektir? Esen gürleyen ve neticede yağmur bırakmayan rüzgârın ne faydası olabilir ki? Gençliğimizde en sevdiğimiz sloganlar arasında yer alan ?? SU ATEŞ TÜRK, BU ÜÇÜNDEN ÜRK?? şimdilerde bırakınız hatırlanmayı acaba böyle bir sloganın olduğu ülkeyi yönetenler tarafından biliniyor mudur? Türk?lüğümüzü 5 bize hatırlatan bu ve benzeri nice söz, fikir, kahraman, lider unutuldu, unutturuldu. Ama gösterişe geldiğinde gemiler, uçaklar, toplar, tüfekler gözlerimizin önünde resmi geçit yapmaktadır. Nasıl ki, Türkiye?nin güvenliği Güneydoğu?da Irak ve Suriye?den başlıyorsa Türkiye?nin Batısının güvenliği de Adalar Denizi?ndeki adalardan, adacıklardan ve kayalardan başlamaktadır.
M.ZİYA GÖZLER 
ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net