Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
2545 'kez okundu.
2011-05-25
NASIL ' REİS ' OLDUM - Salih DİLEK


Dündar TAŞER ile bir hayli hatıram vardır,ancak bilinmesinde fayda gördüğüm birkaç tanesini eskimeyendostlarımla paylaşacağım.

1965 yılında A.TÜRKEŞ , Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisine yani CKMP'ye yakın arkadaşları ile birlikte önce üye olmuş akabindede kendi, parti genel müfettişi görevini üstlenmiş idi.

CKMP o tarihlerde Kızılay'da Yüksel cad. ile konur sokağının birleştiği yerde iki katlı bahçeli bir bina  ve benimde hatay sokaktaki evime yüz metre mesafede idi.

O tarihte Ankara Atatürk Lisesi öğrencisi idim, 21 mayıs 1963 ihtilalinde harbiyeden atılan ağbimin telkini ile Türkeşi ve fikirlerini benimsemiş arkadaşlarımla birlikte tavrımı almış idim.

Unuttuğum bir sebeble bir grup arkadaşım ile birlikte partiye uğramış idik, Orada kalabalık bir grub genci gören orta boylu babacan kişi " vay genç bozkurtlar fırkamıza uğramışlar " diyerek bizimle ilgilenmesi, partiye sürekli gelmemizide temin etmiş idi ,işte o zaman tanıştım Dündar TAŞER ile.


O tarihte büyük sinemada yapılmakta olan CKMP. genel kuruluna bizimde delege olmamızı sağlamıştı. Gökhan EVLİYAOĞLU'nun divan başkanı olduğu bu kongrede Türkeş beyde parti genel başkanı oldu.

Partiye hep arkadaşlarla grup halinde gider yine muhtelif eylem ve hadiselerde genellikle aynı grupla bulunur idik ve grup adınada Dündar TAŞER ile genellikle ben muhatap olur idim,A.Z.Kozanoğlunun bir eserindeki SALİH REİS adındaki bir roman karekterinden esinlenerek bir gün bir vesile ile bana Salih reis demeye başladı ve o günden sonra  lakabım REİS oldu.

1967-1968 yılları idi Attila ÖZER'in başkanlığını yaptığı bizimde takıldığımız Milli Türk Talebe Birliğindeki üniversitelilere kızınca liselilerin idare edeceği bir orta öğretim teşkilatı kurmaya karar verdik, partinin karşısında Cemil ÜNAL beyin başkan, Mehmet GÜRKAN ve Mustafa Dursun YANGIN ın yönetim kurulu üyesi olduğu Türk kültür cemiyetinde bize oda verdiler ,biz artık orada takılıyor idik,Kuracağımız derneğin adına gelince  günün toplumculuk modasınada  uyarak köylü partisi mensubu olduğumuzdan dolayıda ' Genç Köylüler Teşkilatı 'demeyi kararlaştırmış idik.

Bir öğle vakti Dündar TAŞER yanında genel idare kurulu üyesi Kayserili Lütfi ÖNSOY ile birlikte geldiler,bir müddet bizimle sohpet ettikten sonra konuyu kuracağımız derneğe getirdi ve adını sordu, Hasan Basri ÖNGEL genç köylüler deyince, bana doğru dönerek " Türkeş bey ile 60 ihtilalinde gücümüz yetse idi ÜLKÜ BİRLİKLERİ kuracak idik, Dokuz ışık doktrininin ikinci maddeside ülkücülüktür, içimizde uhde kaldı,Türkeşte ülkücü ismini çok sever gelin bu derneğe ülkücü ismini verelim "dedi.

Biz arkadaşlarla önce  birbirimize baktık ve akabindede toplu halde TAMAMDIR ağbi dedik. ve GENÇ ÜLKÜCÜLER TEŞKİLATI kuruldu.Dolayısıyla ülkücü teşkilatların isim babası Dündar TAŞER oldu.



Aradan bir müddet sonra Genç ülkücülerin ilk kurultayında seçimi ben kayıp ettim Muhittin ÇOLAK kardeşim kazanarak genel başkan oldu. o sırada ben lise son sınıfta beklemede idim, boşta olduğum için ihtiyacım olmamasına rağmen ( herhalde geriye dönüp proplem olmıyayım diye ) beni Şeker-iş sendikasında eğitim müdürü olan Kamil TURAN beyin yanında işe yerleştirdi ,sendikacılığı öğrenmemi ikaz ederek ,takibini yaptı.

O tarihlerde Türk-iş genel başkanı Seyfi DEMİRSOY ile yakınlığını vesile sayarak 15-16 haziran olayları sonrasında türk-işin tertiplediği birçok eylemde bulunmamızı ve işçi kesimiyle müşterekleşmemizi temin etti.( bu eğitim benimde sonradan profesyonel sendikacı olmamı sağladı )

Akabinde: Necatibey caddesinde sarar ilkokulunun karşısındaki komünistlerin işgaline maruz kalan Yapı-iş sendikasının genel başkanı Süreyya DENİZLİ'ye destek olarak gönderdi,Necatibey caddesindeki yapı-iş artık bizim grubun karargahı olmuş bizede sendika grubu denmeye başlamış idi.



Ara sıra rahmetli Gün SAZAK beyle oraya gelir bana ve arkadaşlarımıza nasihatler eder çaktırmadan seminer'ler verirdi.ve bir müddet sonrada artık zamanı geldi hadi işçi teşkilatımızıda kuralım dedi.ve böylecede ÜLKÜCÜ İŞÇİLER BİRLİĞİ nide kurmuş olduk.

12 mart muhtırasının verildiği günlerde idi, o sıralarda Meşrutiyet caddesindeki zannediyorum bayındır sokakta idi Kısa adı KÜBİTEM olan kültür bilim ve teknik araştırma merkezi kurulmuş Dündar beyde sık sık oraya takılıp misafirleriyle orada görüşmeler yapıyorlar idi., Yine bizimde uğradığımız bir gün aniden asker bu ofisi basmış ve arama yapmış idi ,tam o sırada başçavuşun birinin bağırdığını yakaladık,ihtilal beyannamelerini yakaladık diyerek Kamil TURANın çevirisini yaptığı Kara gömlekliler ihtilali kitabını gösterdiğini hiç unutamam,bu arada diğer odada yığılı milliyetçi türkiye kitabını gösteren bir başka başçavuş "bunları imha etmek içinmi topladınız" diyerek bize kızıyor idi, arama bittikten sonra Dündar beyde dahil orada bulunan 10-15 kişiyi çok sıkı bir tedbirlerle dışarı çıkardıklarında ,dışarıda taplanmış kalabalık 'kahrolsun komünistler 'diyerek bize yumruk sallıyorlardı,

Dışkapıda bulunan yıldırım bölgeler merkez komutanlığına götürüldük ve kışlanın içindeki büyükçe bir barakaya atıldık,ranzalar vardı uzunca kalacağımız varsayımıyla yerleşmeye başlamış idik, ben tedbiren sarkık olan bıyıklarımı tırnak makası ile kesmiş ve badem bıyık haline getimiş idim, Dündar ağbi ise gülüyor idi . Akşam olduğunda merkez komutanı general yanında kalabalık bir heyetle telaşla gelip bizden özür dileyip hepimizi tek tek evlerimize kadar bırakmışlar Dündar beyle ise sohpete takılmışlardı.

Lafı fazla uzatmayayım , Bana göre ; ülkücü hareketin mutfağının ahçıbaşısı zannediyorum Dündar TAŞER idi,onun kaybı bize gelecekle ilgili çok şey kaybettirdi.

Dündar TAŞER bey bana birgün demiştiki " Hatıra oku taraflı olsalar dahi onlar bir hayatın hülasasıdır,çabuk öğrenmeni temin eder tecrübelerinden sende istifade edersin"

İşte eskimeyendostlar hepimiz ve gençlerimiz geçmişi ve geçmiştekileri bilmeliyiz, İnanınki unutmaz isek geleceğe ışık tutarlar.

Salih DİLEK

Genç Ülkücüler Teşkilatı ve Ülkücü İşçiler Birliği

 Kurucu Genel Başkanları



ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net