Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
1919 'kez okundu.
2011-05-15
ORKUN'UN 2.DÖNEMİNDEN HATIRALAR- FAHRETTİN SAVAŞ KONAR

ORKUN’UN 2. DÖNEMİNDEN HATIRALAR

Fahrettin Savaş KONAR

 

            Türkçü dergiler arasında önemli bir yeri olan Orkun dergisi hakkında bugüne kadar ebetteki birçok yazı yazılmış, konuya değişik açılardan kitap ve dergilerde yer verilmiştir. Ben, özellikle Orkun’un 2. döneminde yaşanan ve yazılmayan birkaç noktayı açıklamak istiyorum. Ancak, konumuza girmeden önce de özellikle genç arkadaşlarımız için Orkun’un 1. döneminden kısaca bahsetmek isterim.    

            1944’teki Irkçılık-Turancılık Davası ve bunun sonucu yaşanan olaylardan sonra durgunlaşan, küllenen milliyetçilik hareketleri,  1950’deki iktidar değişikliğinden sonra tekrar uyanmaya başlamıştır. Kurulan dernekler, çıkarılmaya başlanan yeni yayınlar ve yapılmış bulunan faaliyetler bunu göstermiştir.

            İşte bu dönemde Türkçülüğün unutulmaz şahsiyeti, yiğit insan, yakın dönemin Dede Korkut’u Atsız Hoca (1905-1975), etrafındakilerin de teşvikiyle yeniden dergi çıkarmağa başlar. Ancak bu defa, 1944’lerde çıkan Orhun yerine ismi Orkun olur ve burada sahibi İsmet Tümtürk, başyazar da Atsız gösterilir. Fakat yıllar sonra yayımlanan Atsız’ın arkadaşlarına yazdığı mektuplarından(1) öğreniyoruz ki, yükün ağırlığı yine onun omuzlarına binmiştir.

            Haftada bir İstanbul’da çıkan ve 1950’li yıllara damgasını vuran Türkçü dergi Orkun, 68. sayısından sonra -maalesef- çeşitli sebeplerden ötürü yayın hayatına son vermek durumunda kalır.(2)

 

            Orkun’da 2. Dönem Orkun Ankara’da

            1960 askerî darbesi olmuştur. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, Türkiye’nin her yerinde Türk- çü hareket yeniden şekillenmeye, teşkilâtlanmaya başlar. Belli bir çalkantılı dönemden sonra da siyasî partiler raylarına oturtulup seçime gidilmiş ve 1961 yılında İsmail Hakkı Yılanlıoğlu (1918-1992) kendi seçim bölgesi Kastamonu’dan milletvekili seçilmiştir.  İşte bu dönemde, aradan 10 yıla yakın -Türkçüler için oldukça uzun denecek bir süre-   geçmesine rağmen yeniden çıkarılamayan Orkun dergisi gündeme getirilir. Ancak Atsız Hoca bu defa temkinlidir. Orkun’un ilk çıkarılışında, özellikle İsmail Hakkı Yılanlıoğlu ile onun eniştesi olan Mustafa Hacıömeroğlu (…-1980)’nun kendisini bu işe zorladığını unutma- mıştır. Nitekim o, İsmail Hakkı Yılanlıoğlu’na yazdığı 11 Ocak 1951 tarihli mektubunun bir yerinde  -Orkun’la ilgili olarak- “…asıl bu işi başımıza tebelleş eden sana…” diye serzenişte bulunmuştur.(3) 

            Görüşmeler sonunda Orkun’un yeniden, fakat Ankara’da Yılanlıoğlu’nun sahipliğinde çıkarılması kararlaştırılır ve 1962 yılının Şubat ayında, 2. dönem Orkun’un 1. sayısı çıkar; ama aylık olarak…

            Özellikle ilk sayılarda yazıların hazırlanması yükü bu defa da Ankara’da Millî Kütüphane’de görevli, Atsız Hoca’nın kardeşi Nejdet Sançar (1910-1975)’ın omuzlarındadır. Nitekim 10. sayının iç kapağında bu dâvâ adamının hakkı teslim edilir ve  “Yazı İşlerini İdare Eden Nejdet Sançar”  ifadesi konulur. Ancak o, 12. sayıdan itibaren bu görevlerini devretmeğe başlar ve zamanla yazılarının sayısı azalır.

            O, yazılarında kendi isminden başka, bazen de; “A. Tuğcu”, “A. Çiftçioğlu”, “A. Okçuoğlu” gibi hatta kendisinin dahi unuttuğu takma adlar da kullanırdı. Akşamları evde yeni çıkan yayınları okur, gündüzleri de kütüphanede -ziyaretçisi yoksa- daktilosunun başında durmadan yazar ve küçük-büyük milliyetçi yayınların hemen hemen tamamına yazı hazırlar gönderirdi.  Onu boş görmek mümkün değildi. Onun için ona ait yazıları toplamak,  gerçekten sabırlı ve yorucu bir özverili çalışmayı gerektirir.(4)   

            21 – 26. sayılarının sahipliğini Göktürk Mehmet Uytun(1935-2001)’un da yaptığı bu 2. dönemdeki Orkun’un gerek ebadı ve gerekse sorumlu müdürü sık sık değiştirilmiş ve kendine ait bir idarehanesi olmamıştır. Ki bu durum, Orkun incelendiğinde, 1. sayı hariç (o da kişiye ait işyeri)- idarehane adresine rastlayamazsınız. Tıpkı, ona bir müddet ev sahipliği yapan Üniversiteliler Kültür Kulübü gibi…  

            Üniversiteliler Kültür Kulübü ve Orkun

            Orkun’un 16. sayısı çıkmıştı, ancak ortada bir sıkıntının olduğu açıktı. Bir gün; o zamanlar Ankara’da Türk milliyetçiliğine gönül veren -özellikle gençlerin, üniversite öğrencilerinin- toplandığı Üniversiteliler Kültür Kulübü’nün Kızılay, Çelikkale Sokak’taki lokaline Yılanlıoğlu geldi ve Nuri Gürgür’le görüşmeye başladı. Bir müddet sora da bulunduğum kısma geldiler. Nuri Gürgür; Yılanlıoğlu’na:

            -İşte size eleman… dedikten sonra, bana da; Orkun’un çıkarılmasında yardımcı olmamı söyledi ve yan odaya geçildi. Burası da çalışma odası olsun, dedi. Böylece Orkun’un yeni idarehanesi belirlendi.

            Yılanlıoğlu’ndan Orkun’un çalışmaları ile ilgili olarak neler yapmam gerektiği hakkında bilgi aldım ve gördüm ki, işe yazı işleri müdürü bulmakla başlanacaktı; Galip Erdem(1930-1997)’i söylediler. Onu gerek Türk Ocağı’ndan ve gerekse Üniversiteliler Kültür Kulübü’nden tanıdığım gibi, Yeni İstanbul gazetesinin Meclis karşısındaki bahçeli evin alt katında olan bürosunda yattığını da biliyordum. 

            Bir sabah erkenden Yeni İstanbul gazetesinin bürosuna gittim; kapıyı Celâl açtı. Tanışıyorduk. Onun ağabeyi Vehbi Ünal, gazetenin Ankara Bürosu sorumlusu idi ve Celâl de tıpkı Galip Erdem gibi orada yatıyordu. Ne için geldiğimi söyledikten sonra Galip Erdem’i uyandırdım;  tabii bana çok kızdı. Çünkü  -her zaman olduğu gibi- yine geç vakte kadar gençlerle sohbet etmiş, yeterince güçlü olmayan vücudu yorgun düşmüştü. Ama o, bu durumlara rağmen, herhangi bir sohbet anında uykuyu ve hatta yemeği hiç düşünmezdi; sadece bir çocuğun emziği gibi sigara içmeyi hiç unutmazdı.  Hatta bir sohbetinde:

            -Her şeye çare arıyorlar; şu yemek ihtiyacına bir hap bulsalar da, konuşmamız kesilmese… demişti.

            Bir müddet sonra kendisine Orkun’un yazı işleri müdürlüğü için teklifi ve dilekçe için de vesikalık fotoğraf gerektiğini söyleyince; Galip Erdem;  fotoğrafının olmadığını söyledi.   Her zamanki gibi sakalı

da uzamış durumda bulunduğundan, onunla önce bir berbere gidip traş olmasını sağladıktan sonra doğruca fotoğrafçının yolunu tuttuk. O böyle emrivakilere pek alışık değildi, ama gönlünü almıştım. Daha sonra bu fotoğraftan bir tanesinin arka kısmına  “Sevgili kardeşim Fahrettin’e… 18.10.1963” yazarak imzalamış ve bana vermişti; hâlâ saklar, kendisini ve o günleri yâd ederim.  Zaten öyle zannediyorum  -kendisinin yazarak imzaladığı- bir başka fotoğrafı da yok. Onun için de çok ayrı bir özelliği var bu fotoğrafın… 

 

            Hiçbir tarafta, hatta Türk Yurdu yayınları arasında neşredilen “Bir Ülkücünün Hayatı GALİP ERDEM ALBÜMܔnde de bulunmayan bu fotoğraf, ilk defa burada yayımlanmış oluyor.

            Ayrıca Necmeddin Sefercioğlu’nun “Türkçü Dergiler” kitabının, 2. ORKUN döneminde geçen yazı işleri müdürleri arasında ve “Galip Erdem Ağabeyimizin Ölümünün 10. Yılında ÜLKÜCÜLÜK NEDİR? ÜLKÜCÜ KİMDİR?” adlı yayında(5) da bu konuda bilgi verilmediği için bu notu buraya düşmüş olalım. Hâlbuki Orkun’un 19. ve 20. sayılarında  “Yazı İşleri Müdürü Mehmet Galip Erdem” olarak yazılmıştır.

            No. - Nu. Meselesi

            Orkun’un 19. sayısının hazırlığına gelindiğinde, o güne kadar kapakta bulunmayan sayı numarasını koymak istemiş ve “Nu. 19” şeklinde yazmıştım. Ancak matbaadan aldığım provada bunun “No. 19” olarak yazıldığını görünce, hemen düzeltip diğerleriyle birlikte matbaya götürdüm.  Ancak buna rağmen baskıdan sonra yine de kapakta  “No. 19” şeklinde görünce epey öfkelenmiştim.  Hiç unutamıyorum; 2000 baskı olan bu sayının kapağındaki “No. 10”u, “Nu.19”şeklinde tükenmez kalemle düzeltip, dağıtımı öyle yapmıştım.  Çünkü bu konuda Nejdet Sançar Hocamın büyük bir hassasiyeti vardı ve ben de onun bu konudan dolay üzülüp kırılmasını istemiyordum.  

 

            ORKUN’da 21. -  22. Sayı Konusu 

            Orkun’un 21. sayısı hazırlanmıştı. Ancak tam bu sırada bir sahip Değişikliği olmuş ve İ. H. Yılanlıoğlu derginin sahipliğini Göktürk Mehmet Uytun(1935-2001)’a bırakmıştı. Burada hukukî açıdan kendi aralarında yaptıkları devir-teslim ve resmî bildirimler zaman alınca 21. sayı olarak çıkması gereken Ekim sayısı bekletilmiş ve kapak kısmı değiştirilerek sağ alt köşeye 22. sayı ibaresi yazılarak basılmıştır. Onun için ortada bir Kasım sayısı yoktur. Ancak derginin 23. sayısı 25 Aralık 1963 olarak gösterilerek yayınına devam etmiştir.(6)

            ORKUN Yeni BİRLİK Oluyor

            Orkun’un 1 Ağustos 1964’te yayımlanan 29. sayısının 55. sayfasında:

            “DİKKAT! ORKUN İKİ AY ÇIKMAYACAK”

başlığı altında bir açıklama ile yayımına ara vereceğini belirtmiştir.  Ancak bu iki aylık süre uzamış ve nihayet 1 Ağustos 1965 tarihinde, gerek sayfa numarası ve gerekse takip ettiği sayı numarası olarak devam eden, fakat ismi “Yeni Birlik” olan bir dergi çıkmıştır. Bu dergide isim değişikliği hakkında hiçbir açıklama yapılmamıştır. Ayrıca derginin işlediği konular tamamen siyasî bir havaya çekilmiştir. O da sadece bir sayı çıkarılmış ve böylece 2. Orkun süreci de sona ermiştir.

            Sonuç olarak; 1. Orkun sürecinin yarattığı o millî heyecan, aynı coşku, 2.Orkun sürecinde maalesef yaşatılamamıştır. Onun içindir ki, bu dönem sonuna doğru, tatmin olmayan Atsız Hoca İstanbul’da Ötüken dergisini çıkarmağa başlamıştır. 

            Her şeye rağmen, Türkçülüğe karşılıksız hizmet eden ve bugün hayatta olmayan bu değerli büyüklerimizi bu yazı vesilesi ile bir kere daha anarak rahmetler diliyoruz; ruhları şâd, mekânları cennet olsun.

----------------------------------------------------------------------------

(1) -Yücel Hacaloğlu, ATSIZ’ın Mektupları, Orkun yayınları-3, İstanbul-2001.

(2)Konu hakkında bilgi edinmek isteyenler için:

       -Necmeddin Sefercioğlu, Türkçü Dergiler, Türk Ocakları Ankara Şubesi yayını-34, Ankara-2008, s.37-41.

(3)-Y. Hacaloğlu, a.g.e.

(4)Konu hakkında daha genlş bilgi sahibi olmak isteyenler için:

     -Necmeddin Sefercioğlu, Çiftçioğlu Nejdet Sançar: Hayatı ve Eserleri, Türk Ocakları Ankara Şubesi yayını-26, Ankara-2006.

(5)-Galip Erdem Ağabeyimizin Ölümünün 10. Yılında ÜLKÜCÜLÜK NEDİR?  ÜLKÜCÜ KİMDİR?, Türk Ocakları Ankara Şubesi ya-

     yınları-30, Ankara-2007.

(6)Benim görevim 21. Sayıdan sonra bitmiştir.

 

 

O Günlerden Üniversiteliler Kulübü’nde Toplu Bir Grup

     Celâl Ünal, Şekür Turan, Vehbi Ünal, İbrahim Demir, Halil Özyıldız, Abdullah Savaşçı, İsmail Hakkı Yılanlıoğlu, Solmaz

     Ayaslan,  Irak Türkmenlerinden Mikail Erk, (2); Oturanlar: Nuri Gürgür, Sadi Somuncuoğlu, Galip Erdem, İlhan Gülsüm,       Mehmet Özdemir ve Çaycımız Satılmış.

 

 


ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net