Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
Mutafa Demirci'nin kayınvaldesi vefat etti
VEFAT Ankara Sitelerden,Başkent Akademi mezunu Kıymetli kardeşimiz Mustafa Demirci'nin Muhterem kayınvalidesi Nurhan Cankul hanımefendi vefat etti. ...
Dr.Mahmure BORLU vefat etti.
Vefat; İstanbul'dan kıymetli ülküdaşımız Dr.Fatih Borlu'nun eşi Dr.Mahmure hanım vefat etti. Cenaze 09.Mart.Cuma günü İstanbul/Şişli camiinden cuma ...
Hayati YILMAZ'ın annesi vefat etti
ÜLKÜDAŞIMIZ HAYATİ YILMAZ'IN MUHTEREM VALİDELERİ NURİYE YILMAZ HANIMEFENDİ HAK'KA YÜRÜMÜŞTÜR. CENAZESİ 9 ŞUBAT CUMA GÜNÜ ANKARA-CEBECİ ASRİ MEZARLIK C...
Etimesut'lu Haydar YURDABAK vefat etti
Etimesgut Ülkücü Hareketinde müstesna bir yeri olan, MHP eski İl Genel Meclisi Üyesi, Ankara Şeker Fabrikası sondaj Baş Sandörü ve Genel Müdürlük Revi...
Mehmet ÇALIŞKAN'ın annesi vefat etti
Eskimeyen dostlar yönetiminden, Keçiören Belediyesi eski meclis üyesi ,Ankara Akademi mezunu, Beypazarlı ve Sitelerde mali müşavir Muhafazakar Part...
Yücel HACALOĞLU vefat etti
Yücel HACALOĞLU Ağbimizi defnettik. YÜCEL AĞABEY TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN ÖNE ÇIKMAYI SEVMEYEN EN BÜYÜK KAHRAMANLARINDAN BİRİYDİ.. Yücel Hacaloğlu Ağa...
İsmail ÖZKAN beyin hanımı vefat etti
Ülkücü hareketin kurucularından Basın-İş sendikası eski genel başkanı 12 Eylüle kadar MHP, MYK üyesi Genel sekreter yardımcısı Emekli Sendikacılar ...
Şevki ALTUNTAŞ Vefat etti
eskimeyendostlar.net 11 Ekim, 14:07 ·  Eskimeyen dostlarımızdan Dikmen'de ikamet eden,Kırşehir'li kıymetli ülküdaşım...
HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN ANNESİ VEFAT ETTİ
21.DÖNEM MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN KAYIN VALİDESİ EMİNE KARABİBER HANIMEFENDİ RAHMETLİ OLMUŞTUR. CENAZE 25 NİSAN SALI GÜNÜ KIRIKKA...
6777 'kez okundu.
2014-05-30
OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA DEVLET VE EKONOMİ -MEHMET GENÇ

                  
                                    OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA - DEVLET VE EKONOMİ
      
            1-  İAŞE (provizyonizm): İktisadi faaliyetlerin amacı, insanların ihtiyaçını karşılamaktır.Üretimin bol ,kaliteli ve ucuz               olması   önemlidir.
              -Ekonomide verimlilik düşüktür artırılması zordur.
              - Mevcut durumu deyiştirme müdahaleleri verimliliği artırmaz,düşürücü etkide yapabilir.
              -Ulaştırma çok zor ve pahalıdır,bu üç ilkenin geçerli olduğu çağda  sosyal düzenin  korunması,toplumun         yaşaması ve aksamadan yürütülmesi iaşe sistemiyle oluyordu.
               - Önemli olan insanların yaşamalarını sağlamaktır .(iaşe) Miri toprak arazilerinin 60-150 dönümler halinde ,               babadan oğula geçmek üzere kiralanırdı.Bu üretim ile önçelikle  Kaza'daki insanların iaşe'leri karşılanır dışarıya satış yasaktı.          
(3000-20 000 Nüfuslu)  ihtiyaç fazlası varsa kaza dışına çıkabilirdi. Bu iş için esnaf Lonçalar şeklinde örgütlenirdi.
                  Üretim hedefi yurt içi ihtiyaçların karşılanmasıdır.Mal fazlası  iç dolaşımda iç gümrük ödenerek yapılırdı.
             2-GELENEKCİLİK(tradisyonalizm) ilkesi
              -Gelenekçilik ,sosyal ve iktisadi ilişkilerde yavaş yavaş oluşan dengeleri ,eğilimleri   mümkün olduğu ölçüde  muhafaza      etme  ve değişme eğilimleri engellemedir.Denge bozulduğu zaman bunalıma düşme tehlikesi olabilir.Korkulan asıl kıtlıktır.       onun için tüketimi artıraçak nitelikteki eyilimler sürekli kontrol edilirdi.Üretim ve istihdam yapısı sürekli konturol edilirdi.Yapının deyişmemesi sağlanırdı. Esnaf örgütlerinin işçi ve dükkan sayısının dondurulması,ziraat işletmelerinin büyüklükleri belli düzeyde tutulurdu.Şehirlere göçler yasaktı.Düenlemelerin ana kaynağı şeriattı.Pahişahın Devlet başkanı sıfatı  ile çıkardığı şeriata aykırı olmayan kanunname denilen kurallar  vardı.İktisadi hayatı düzenlerdi.
               3-  Fiskalizim:
                    Hazineye ait geliri mümkün olduğu kadar yüksek düzeye çıkarmaya çalışmak ve ulaştığı düzeyin altına inmesini    engellemektir. gelirlerin yükseltilmesi konusunda çeşitli zorluklar vardır.
                 A-Ekonominin objektif şartlarından doğan zorluklar. 
                      1- Verimlilik ve üretim düzeyi düşüklüklerini yükseltmek çok zordur.
                      2- Ulaştırma zor ve pahalıdır.
                      3-Üretimin pazarda satma payı düşüktür.Parasal ilişki sınırlıdır.
                 B-Ekonominin subjektif şartlarından doğan zorluklar  .
                      1- İaşe ilişkisi ile genelekçilike dayanan düzenlemeler dünyası,parasal ilişkiler,yani tiçaretin ve mübadele alanının genişlemesini sınırlandırıyordu.
                       2- Parasal ilişkilerin genişlemesi yanlız ekonomiyi deyil ,aynı zamanda sosyal siyasal  düzen ve hiyerarşiyide bozabilir. Yeni ve etkili bir sınıf gelişebilir.Bunun için fiyatların narh şeklinde tesbit edilmesi gerekirdi. Kar %5-15  arasında olurdu.faizlerde %15-25 arasında olur.Tiçaret faiz alınıp yapılmazdı.Yüksekti.
                                               OSMANLI İKTİSADİ DÜNYA GÖRÜŞÜ
                   Osmanlı iktisadi görüşü dinde olduğu gibi ,sosyo ekonomik alanda da doğru tektir .yanlışlar sonsuzdur.Nasıl dinde ve doktirinde Allah vahiy yoluyla hakikati vermisse  o vahiye uyarak yerleştirilen  gelenek ve teçrübelerle  oluşan  sistemde tekdir ve bu sımsıkı  muhafaza edilmelidir.Buda gelenekçiliktir. 
                     Bunun yaşatılması için devletin sıkı bir kontrol ve denetim masası oluşturmalıdır düşünülüyor.Osmanlıda ''Rekabet  ve Çalışma '' yerine İşbirliği ve dayanışma esastır.Uymayan cezalandırılır.Amaçları ahiret ile dünya arasında ,din ve devlet arasında  çağın şartlarına uygun  ahenkli  ve dengeyi gözeten bir düzeni oluşturabilmektir.

                        Osmanlı ekonomik düzeninin  temel unsurları : Miri toprak rejimi ,Millet sistemi,Eesnaf örgütlene tipi,
Vakıflardır. Bunları yöeten seçkinler kadrosu vardır.
                                      OSMANLI MALİYESİNDE ''MALİKANE SİSTEMİ''
           TİMAR SİSTEMİ. Büyük bir kısmı  mahsül olarak toplanmakta olan vergi gelirlerinin nakli ,paraya çevrilmesi  merkezi bir devlet  hazinesi halinde toplanarak arkadan vazifelilere dağıtılmasının güçlüğü karşısında ,bir kısım asker ve memurlara  muayyen bölgelerde kendi nam ve hesaplarına  tahsili selayeti ile birlikte  vergi kaynaklarının tahsis edilmesidir.
             İLTİZAM ÜSÜLÜ .Devlet vergisini özel teşebbüs olarak faaliyet gösteren bir zümre  vasıtasıyla yürütmesidir. Osmanlılarda  MÜLTEZİM diye adlandırılan bir zümre bu işi yapmaktadır. Foksiyonu kanunların çeşitli iktisadi faaliyetlerden muayyen bir nisbet  ve miktar olarak ve ekseriya ayni şekilde tahsilini tesbit ettiği vergileri mükelleflerden toplayıp ,piyasada nakit haline getirdikten sonra devlet hazinesine intikal ettirmektir.
                Birkaç vergi kaynağının birleşmesini  ve yekün olarak yıllık nakit asgari bir kıymeti  bulunan ''MUKATAA 'LAR 'IN MÜZAYEDE ŞARTLARINDA SATILMASIDIR.
                  Parasınında  masraf ve belirli bir kar oranından sonra  belirlenen üçreti  hazineye ödemesidir.

                                              MALİKANE SİSTEMİ
                  Malikane olarak satışa çıkarılan Mukataa'ların ,muaccel adı verilen satış bedelleri vergi geliri olarak alınıyordu.       Mukataa 'yı en yüksek gelirle  alan şahsa bir berat verilirdi.Her türlü  mali haklarla birlikte  bir kısım  idari  ve inzibati haklarıda vardı. Hiç bir devlet memuru karışamazdı.
                                                   İÇ GÜMRÜKLER  
                   Genellikle büyük şehirlerde olan  gümrük teşkilatı, şehir  merkezi ile çevresindeki köyleri ve bazen küçük kasabaları da içine alan bir daire teşkil eder, bu dairenin dışından gelen mal, eğer şehir ve çevresindeki bölge içinde satılacaksa gümrüklendirilir, satılmayıp transit geçekse, sadece BAÇ almakla yetinilirdi. Şehir içi iktisadi faaliyetler daha düşük 'DAMGA VE İHTİSAP ' adı altında düşük vergiye tabi tutulurdu.
                   Müslimanlar için vergi %3, Osmanlı tebası içinde zımmi gayri müslümlere %4, yabancı gayri müslümlere %5 olarak uygulanıyordu.  
                    
 

TARİHÇİ YAZAR MEHMET GENÇ OSMANLI DEVLET VE EKONOMİ SİSTEMİNİ EN GÜZEL İNCELEYEN BİR KİTAP YAYINLAMIŞTIR      
ANLATAN: MEHMET ÇALIŞKAN
ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net