Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
2277 'kez okundu.
2009-12-24
Şehid Hasan Kadıoğlu'nu Rahmetle Anıyoruz

    

 

     Şehid Hasan Kadıoğlu

      (1953 – 1975)

 

     Ordu ilinin Ünye ilçesine bağlı Görevi Köyü’nde, 1953 yılında dünyaya  gelen, fakir bir ailenin çocuğu olarak büyümüş olan Hasan Kadıoğlu, 1965 yılında babasını kaybetmesine rağmen, hem okuluna devam etmiş, hemde kendinden küçük kardeşlerinin geçimini temin etmek yükünü omuzlamıştı.

     Aziz şehid Hasan Kadıoğlu, annesi Gülhanım’la birlikte üç kız, üç erkek, altı kardeşin aile reisiydi. En büyüğü 1975’de onaltı yaşında olan Emine, Hüseyin, Kadriye, Erdoğan, Yüksel ve Dudu’nun da ümidi idi.

 

     SEYDİŞEHİR’E

 

     5 Aralık 1973 tarihinde Seydişehir. Etibank Alaminyum Tesisleri’nde makine bakım ustası olarak çalışma hayatına başlayan Hasan Kadıoğlu, başeğmez mizacı itibariyle yapılan soytarılıklara, haksızlıklara, ihanetlere, bölücü tavırlara karşı boyun eğmeden mücadeleye başladı.

 

     HAİNLERE KARŞI

 

    Seydişehir’in yabancısı olduğu halde, doğru bildiği, hak bildiği yolda taviz vermez tavrı kısa sürede işyerinde ve dışarıda sevilen, sayılan bir insan olması sebebiyle çevresinde oluşan sevgi çemberinden rahatsız olan kafasını ve gönlünü emperyalizmin hizmetine sunanların rahmetli Kadıoğlu’nun tabiri ile ‘Gurkaların’ boy bedeni haline geldi.

 

      Seydişehir’de meydana gelen her olayda Hasan Kadıoğlu varmış gibi gösterilerek, onu yıldırmak hatta işyerinden uzaklaştırmak gayretleri ters teperek etrafında oluşan sevgi halkası genişleyerek devam ediyordu.

 

     Hasan Kadıoğlu’nun şahsında yoğunlaşan baskılar tehditler her gün artmasına rağmen, o hiç aldırmıyordu.

 

     KAÇAN ALÇAKTIR

 

    Arkadaşlarının sohbetlerde Seydişehir’den ayrılmasını söyleyenlere, ‘Töremizde yazılı, harpten kaçan alçaktır’ diye kestirip atıyordu.

    DİSK’e bağlı Maden-İş’leri tehditlerinden bahsedildiği zaman;

 

    ‘Ağbi sen demedin mi? Ömür boyu tavuk gibi yaşamaktansa, horoz gibi bir gün yaşamak yeğdir. Demiyor muydun’

 

-         Ama Hasan ….

-         Ağbi, aması falan yok, ben de diyorum ki, insan bir kere doğar, bir kere ölür; korkan adam hergün ölür.

 

Sözleriyle, ülkücülükte korkunun yeri olmadığını izah etmek isterken, yanakların al al oluşu hiç gözlerimin önünden gitmez.

 

      ŞAHADET

 

     O dönemde de Türk Devletini yıkmak Türk Milleti’ni bölmek isteyen kahbe döllerinin tertibi sonunda 26 Aralık 1975 günü sendikal mücadele görüntüsüne bürünmüş hain çeteler tarafından şehid edildi.

     26 Aralık 1975 günü Hasan Kadıoğlu’nun şehid edilmesinin dalga dalga yayılması üzerine Etibank Alüminyum Tesisleri’nde çalışan binlerce işçi adliye binası önünde toplanarak . DİSK’e Genel Başkan vekili olan kişinin başkanı olduğu Özgür Alüminyum-İş Sendikası, TSP, TİP ilçe merkezlerini, TÜTED, TEK-DER, TÖB-DER ve Seydişehir Kültür Derneği binalarını tahrip etmiştir. Ancak Kadıoğlu gitmişti bir kere.

 

      KADIOĞLU – ŞEYDİŞEHİR

 

    Ben de yaralı olarak ifade vermek için bulunduğum ilçe emniyet müdürlüğünde kitleyi sakinleştirmek amacıyla konuşma mı istemeleri üzerine, Osmanlı Türk Devletinin Sultanı Yavuz Sultan Selim Han, “Mısır’ı aldık ama Sinan’ı kaybettik” demişti.

    Bende de diyorum ki, “Başımız sağolsun mekanı cennet olsun. Ancak Hasan Kadıoğlu’nu kaybettik ama seydişehir’i istiyorum. “

    Benim yaralı halim ve sözlerim, Seydişehir’in vatansever işçileri gerçekten Seydişehir’e sahip çıkarak, Türk Devleti’ne düşman olan unsurlara fırsat vermedi.

 

    VEFA NEREDE?

 

   Hasan Kadıoğlu’nun şehadeti sonrası, Türk Metal Sendikası, bugün de Özçelik-İş Sendikası, hatta Seydişehir Belediyesi, Hasan Kadıoğlu’nun anısını yaşatacak bir şey yapmadı iseler çok ayıp ettiler ve ediyorlar demektir.

    Hasan Kadıoğlu ile mücadele eden, onun derdiyle dertlenen bütün insanlara selâm olsun.

     Hasan Kadıoğlu, Seydişehirli değildi ama, Seydişehir’in vatan ve millet düşmanlarından arındırılmasının başmimarı olduğunu unutmamalı.

     Mekânın cennet olsun Hasan Kadıoğlu’m.

 

               Erdoğan ASLIYÜCE


ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net