Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
1299 'kez okundu.
2009-01-08
TRT ŞEŞ -DÜ ŞEŞ

 

Erdem Utku EKE

Yeni yılımıza milletçe başbakanımızın güzel temennisiyle girdik. Başbakanımız sloganvari bir söylemle yeni kanalımız TRT 6(şeş)’nın “hayırlı olmasını” güzel ve duru bir Kürtçeyle dile getirdi. Fakat başbakanımız büyük ihtimalle unutmuş olacak ki, güzide Kürt halkımızın dışında ege kıyılarında yahut Akdeniz’de yaşayan, yavaş yavaş mahalle, kasaba oluşturmaya başlayan Fransızlar, İngilizler, almanlar hatta Ruslar ne yazık ki bu güzel temenniyi anlayamadılar. Bu bakıma aynı hayırlı haberi devlet televizyonumuzun bu yeni kanalı bünyesinde Fransızca, Almanca, Rusça olarak başbakanımızın ifade etmesini beklerdim ama ne yazık ki o sadece Kürtçeyle yetindi... Belki TRT bünyesinde 7,8,9,10 gibi kanallarımız açıldıkça bu gereksinimler de karşılanacaktır kim bilir..

Neyse biz konumuza dönelim. TRT 6’da gösterilen programları şu anda televizyonumda bu kanalın olmamasından dolayı tam olarak izleyemesem de, diğer kanallarda gösterilen görüntülerden anladığım kadarıyla cici,tatlı,şirin bir kanal TRT 6. Örneğin şarkı, türkü gün boyu mevcut. Cumhurbaşkanımız çıkınca spiker reis-i cumhur diye hitap ettiğinde altta Türkçe cumhurbaşkanı yazıyor mesela. Yine bir başka örnek, devlet-i demokrasiye “demokratik devlet” demek. Bulmaca gibi... Duydukça öğreniyor, öğrendikçe de hayrete düşüyorsunuz ister istemez. Bu tamlamalar tanıdık gelmeye başlıyor kulağınıza... Herhalde bunlar Kürtçeden dilimize geçmiş tamlamalar olsa gerek. Öyle ya babannem de hep reis-i cumhur der, demek bizim dilimizde de var bunlar. Hatta tavla da, Kürt oyunu, pardon icadı herhalde.  Biz tavlada zar atınca “altıya” şeş, “altı altıya”da düşeş demiyor muyuz? Bu rakamlar Farsça mı? Yok canım daha neler öyle olsa koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin biricik devlet televizyonu sade ve sade Kürtçe yayın yapan TRT Şeş’i açar mı, Kürtçe diye bir dil hiç olur mu?

Basınımızın değerli köşe yazarları da çok mutlu bu olumlu gelişmelerden. Başbakanımızın Kürtçe hayırlı olsunundan sonra peş peşe dökülmeye başladı uzun uzun Kürtçe sevgi cümleleri köşe yazılarının başlıklarında. Biri, daha önceleri nerelerdeydiniz demiş Kürtçe, bir diğeri hepimize hayırlı olsun diye genişletmiş başbakanın sözlerini. Bunlar ulusal Türk gazeteleri, öyle yerel Kürtçe yayın yapan gazeteler değil. Ama helal olsun herkes dersine iyi çalışmış. Halbuki daha YÖK başkanımız Kürt dili bölümlerinin açılacağı müjdesini yeni vermişken, aydınımız çoktan dili hatmetmeye başlamış. Bu bakıma sevindirici bir haber, açılan bölümlere hoca bulmada sıkıntı çekmeyeceğimiz olsa gerek. Yeni nesil artık Kürt dili okurken yan dal Türk dili seçerek yahut çift anadal olarak Türk dili-Kürt dili okuyarak bilgi dağarcıklarını zenginleştirmeye imkan bulacaklar ne mutlu! Hatta Irak’ın kuzeyindeki üniversitelerle öğrenci değişim programları da yapılabilir sonuçta Avrupa’yla öğrenci değişimi programını uyguluyoruz Irak’a neden olmasın?

Kısacası olumlu gelişmelerin hepsi 2009 yılında kapıda gibi görünüyor. Hükümet bu yeni düşeşle, pardon TRT Şeşle, çok halklı, çok dilli ülkemizin(!) bir ihtiyacını daha gidermiş oldu. Eksiklikler tabiî ki de daha var. Örneğin başbakanımız kadar hızlı öğrenemediğinden olsa gerek sadece Türkçe yeni yıl kutlaması yapan cumhurbaşkanımız, üniversitelerde bölümlerimiz açıldıkça, hocalarımız yetiştikçe yavaş yavaş bayramlarda, kandillerde Kürtçe kutlama yapmayı mutlaka öğrenecektir.  Aynı şekilde bir anlık dalgınlığa düşülerek alfabeye konulması unutulan x,w,q harfleri 80 yıllık hata düzeltilerek muhakkak alfabeye konulacaktır. TRT 1’de “Van” TRT 6’da “Wan” diye yazılan ve bunun gibi yazılışlarında farklılıklar gösteren illerimizin hangi yazılışta doğru ifade edildiklerini ise muhtemelen “Türk-Kürt Ortak Dil Kurumu” açıldığı taktirde kurumun hocaları karar vereceklerdir.

Bütün bunlar iyi hoş fakat aklıma bir şey takılıyor. TRT 6’da olur ya bir gün haberleri sunma esnasında spiker, Türkiye Cumhuriyeti anayasasının değişmez hükümlerini sayan bir kendini bilmez politikacımız  “devletin resmi dili Türkçedir” hükmünü dile getirdiğinde, haberi  çevirmek isterse, Kürtçe nasıl söyleyecek acaba?  Neyse canım bu küçük ayrıntıya da bir hal çaresi bulunur elbet. Hiç olmadı anayasayı değiştiririz zaten bu da düşünülmüyor mu? Yeni anayasa hazırlanmaya çalışılmıyor mu? Mutlaka bu küçük ayrıntıya çözüm olacak bir şey, deneyimli ve aydın politikacılarımız ve her zaman arkalarında gururla duran pek muhterem basınımız tarafından bulunacaktır. 

Yazımı tavla kültüründen bana kalan “düşeş” kelimesini başlıkta kullanabildiğim gibi yine Kürtçe sevgi dolu güzel bir temenniyle bitirmek isterdim fakat ne başbakanım, ne tecrübeli basın mensupları ne de aydın kesim kadar Kürtçe bilmediğim için bunu cahilliğime vermenizi arzu ediyorum. Türkçe hala birazcık daha geçerliyken, Türkçe iyi dileklerle yazımı bitireyim.

Herkese yeni yılda sağlık ve mutluluk diliyorum.





ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net