Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN ANNESİ VEFAT ETTİ
21.DÖNEM MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN KAYIN VALİDESİ EMİNE KARABİBER HANIMEFENDİ RAHMETLİ OLMUŞTUR. CENAZE 25 NİSAN SALI GÜNÜ KIRIKKA...
Süleyman ERDİNÇ Vefat etti
1974 – 1975 Türk Metal Sendikası Seydişehir Şube Başkanı, sonradan Türk Metal Sendikası Genel Merkezi Mali sekreterliği de yapan kıymetli ülküdaşımız ...
Çalışma bakanlığından emekli iş müfettişi makina Mühendisi İlkin ÇİFTÇİ vefat etti
Ankara Ziraat Fakültesi 57'lerinden Denizcilik eski müsteşar yardımcısı Devremiz ülküdaşımız Taner ÇİFTÇİ'nin  Kıymetli eşi  Çalışma bak...
PARTİMİZİN ESKİ İDARE AMİRİ KEMAL DEMİR AĞABEYİMİZİN OĞLU ÜLKÜDAŞIMIZ ÖMER DEMİR RAHMETLİ OLMUŞTUR.
ÖMER DEMİR RAHMETLİ OLMUŞTUR. 1965 Yılında Alparslan Türkeş CKMP Genel başkanı olduktan sonra, Ankara Kızılay'daki Yüksel caddesi ile Konur sokağın ...
Ahmet Yavuz YETİM'in annesi vefat etti
Kıymetli Ülküdaşımız,Türközü'nün Bozkurtlarından  Hacettepe üniversitesi talabelerinden, Yozgatlı Ahmet Yavuz YETİM in annesi hakkın rahmetine ...
298 'kez okundu.
2017-02-28
TÜRKİYE ERMENİLERİ PATRİĞİ SEÇİMİ TARTIŞMALARI DEVAM EDİYOR YAZAR :/ MEHMET OĞUZHAN TULUN





İstanbul Ermeni Patrikhanesi?nin Ruhani Kurul Başkanı Episkopos Sahak Maşalyan?ın 13 Şubat?ta makamından istifa ettiğini açıklaması, Türkiye?deki Ermeni topluluğu içerisinde zaten var olan yeni patrik seçimi tartışmasının daha da alevlenmesine sebep olmuştur. Dışarıdan bakıldığında karmaşık görünen bu tartışmanın anlaşılabilmesi için, meselenin kökenine inilmesi gerekmektedir.

Türkiye Ermenileri Patriği II. Mesrob Mutafyan'ın 2008 yılından bu yana hastalığı sebebiyle görevini yerine getirememesinden dolayı, Türkiye?deki Ermeni topluluğunda yeni patriğin nasıl seçileceğine dair hâlâ devam etmekte olan ciddi bir anlaşmazlık ortaya çıkmıştır. Bu süreç içerisinde bir nevi ara formül olarak Başepiskopos Aram Ateşyan, 2010 yılında Patrik Genel Vekili olarak göreve atanmıştır. Kasım 2016?da ise İstanbul Ermeni Patrikhanesi Ruhaniler Genel Meclisi toplanarak II. Mesrob?u emekli etmeye karar vermiş ve patrik seçimi düzenleyeceğini açıklamıştır. Ancak bu karara rağmen Ermeni topluluğu içerisindeki tartışmalar dinmeyerek devam etmiştir. Bu aşamada tartışmaların iki temel odağı vardır:

1) Aram Ateşyan?ın Patrik Genel Vekili olarak yeni bir patrik seçilene kadar görevine devam etmesi. Ermeni topluluğunun bir kısmı, Patrik Genel Vekilliği makamının İstanbul Ermeni Patrikhanesi örf ve adetlerine uygun olmadığını savunarak bu makamın feshedilmesini istemektedirler. Ancak ?örf ve âdete aykırı? itirazının ötesinde, Ateşyan?a yapılan itirazların siyasi bir boyutu vardır. Ateşyan, görev süresi boyunca Ermeni topluluğunun 1915 olaylarıyla ilgili son derece siyasileştirilmiş tartışmada bir araç haline getirilmesini, yani bu topluluğun siyasi amaçlarla kötüye kullanılmasına karşı çıkmıştır.Bazı kesimlerin Ateşyan?ın bu sağduyulu tavrından duyduğu rahatsızlık, onun makamına yapılan eleştirilere neden olmuştur.

2) Patrik seçimi için Türkiye Cumhuriyeti devletinden izin alınması. Aram Ateşyan, patrik seçimi yapılabilmesi için Devletten seçim tarihi konusunda izin alınması gerektiğini savunmaktadır. Ancak Patrikhane ve Ermeni topluluğu içerisindeki bir kesim ise Devletten izin alınmasına gerek olmadığını, sadece Devlete tarih konusunda bildirimde bulunulması gerektiğini savunmaktadır.

Bu tartışmalar devam ederken patrik seçimlerine aday olarak katılacağına dair ismi geçen ve Ateşyan karşıtı kesimlerce ön planda tutulan İstanbul Ermeni Patrikhanesi?nin Ruhani Kurul Başkanı Episkopos Sahak Maşalyan, 13 Şubat?ta yayınladığı bir mektupla makamından istifa ettiğini ve patrik adayı olmayacağını açıklamıştır. Çok sert bir dille kaleme aldığı mektubunda Maşalyan patrik seçimi meselenin hâlâ sonuçlanamamış olmasından dolayı hem Ateşyan?ı, hem Patrikhaneyi hem de Ermeni topluluğunu ağır bir şekilde suçlamış ve patrik seçimi meselesi yüzünden Patrikhane ve Ermeni topluluğunun içinde bulunduğu durumdan artık adeta tiksindiğini ifade etmiştir. Maşalyan?ın istifa mektubunda yönelttiği suçlamaların ne kadar gerçeği yansıttığı bilinmemektedir. Maşalyan?ın, sürekli olarak öne çıkarılmasına rağmen patrik seçiminde istediği konuma gelememiş olmanın getirdiği bir öfkeyle de bu denli ağır bir istifa mektubu yazmış olması gözardı edilemeyecek bir olasılıktır. Nitekim Maşalyan?ın istifası, Ermeni topluluğunun (Türkiye?de Agos gazetesinin öncülük ettiği) Ateşyan karşıtı kesimi tarafından ?mertçe? bir davranış olarak karşılansa da, bir diğer kesim ise istifa edişini, istifa ediş şeklini ve kullandığı aşağılayıcı sözleri uygun bulmamıştır.

Maşalyan?ın istifa ettiğini açıklaması, patrik seçimi ile ilgili tartışmayı daha da alevlendirmiş ve aynı zaman diliminde iki çelişkili toplantı yapılmasına sebep olmuştur.

16 Şubat?ta aralarında Aram Ateşyan ve (istifa ettiğini açıklamasına rağmen) Sahak Maşalyan?ın olduğu 13 yetkili kişi toplantı düzenleyerek patrik seçimi ile ilgili bir protokol hazırlamıştır.Protokole göre patriklik seçimine kadar Ateşyan Patrik Genel Vekilliğine devam edecektir. Patrik seçiminin tahmini olarak 28 Mayıs?ta yapılması öngörülmüştür. Burada belirtilmesi gereken bir husus, bu tarihe yönelik herhangi bir resmi onay alınmamış olmasıdır. Ancak Maşalyan istifa mektubunda, patrik seçimi meselesinin Ermeni topluluğunun bir önde geleni tarafından Sayın Cumhurbaşkanımız ile görüşüldüğünü belirtmiştir. Maşalyan, görüşmede bu meselenin anayasa değişikliğiyle ilgili Nisan ayında yapılması öngörülen halk oylamasından sonra ele alınacağının belirtildiğini ifade etmiştir

13 kişilik toplantının yapıldığı zaman diliminde, patrik seçimi konusunda Ermeni topluluğu mensupları daha geniş katılımla bir başka toplantı gerçekleştirmiştir. Bu geniş katılımlı toplantıya katılanlar, protokolü imzalayanların kendilerinden habersiz daha önceden bir toplantı yaptığını belirterek şikâyette bulunmuştur. Daha geniş katılımlı olan toplantı sırasında, Ermeni topluluğu arasında sergilenen bu çelişkili davranışlar sebebiyle arbede noktasına varan tartışmalar çıkmıştır.

Hem Türkiye?deki hem de yurt dışındaki Ermeni basını takip edilecek olursa, patrik seçiminin artık ruhani bir mesele olmaktan çıkıp; ağır suçlamaların yapıldığı, kavgaya varan tartışmaların çıktığı siyasi bir mücadeleye ve bir güç çekişmesine dönüştüğü gözler önüne serilmektedir.

Tüm bunlara ilaveten, patrik seçimi tartışmasına (Erivan yakınlarındaki) Eçmiadzin Ermeni Katolikosluğu?nun ruhani lideri II. Karekin de dışarıdan müdahale etmiştir. 16 Şubat protokolünün usulsüz olduğunu iddia eden II. Karekin, istişarelerde bulunulması için patrik seçimlerinde aday olarak isimleri geçen Aram Ateşyan, Almanya?daki Ermenilerin ruhani lideri Başepiskopos Karekin Bekjian ve aday olmayacağına açıklamasına rağmen Sahak Maşalyan?ı Eçmiadzin?e davet etmiştir (bir diğer aday olan Ermenistan?ın Gugark bölgesi ruhani lideri Başepiskopos Sebuh Çulcuyan da muhtemelen orada olacaktır). Ancak burada belirtilmesi gereken bir husus, Ermeni Apostolik Kilisesi?nin dört ana merkezinin idari bağımsızlığı bulunduğudur (bu dört ana merkezden bir tanesi İstanbul Ermeni Patrikhanesi?dir). Yani İstanbul Ermeni Patrikhanesi patrik seçimini bağımsız bir şekilde yapar ve bu konuda Ermeni Apostolik Kilisesi?nin diğer makamlarından talimat almak gibi bir zorunluğu yoktur. Dolayısıyla II. Karekin yetkisini aşan bir çağrıda bulunmuş ve bağımsız bir kuruluşun iç meselesine müdahale etmiştir. Nitekim Aram Ateşyan II. Karekin?in davetini kabul etmiş olsa da, İstanbul Ermeni Patrikhanesi Ateşyan?ın Eçmiadzin ziyareti öncesinde şu açıklamayı yapmıştır:

İstanbul Ermeni Patrikliği yönetsel olarak özerk bir konumdadır. Dolayısıyla, seçim sürecinin Patriklik Makamımızın bünyesinin dışından idame ettirilemeyeceği aşikardır. Bu anlamda, herhangi bir yönlendirme ihtimali söz konusu değildir.

Diğer taraftan Eçmiadzin Katolikosu II. Karekin?in İstanbul Patrik Genel Vekili Ateşyan?ı davet etmesi yadırganacak bir durumdur. Zira Ateşyan, Alman Federal Meclisi?nin 1915 olaylarını soykırım olarak niteleyen kararına karşı çıkarak Sayın Cumhurbaşkanımıza bir mektup yazmasından dolayı, Türkiye?de Agos gazetesinin de ön aldığı bir karalama kampanyasına ve ?hain? suçlamasına maruz kalmıştı. Roma Katolik Kilisesi ruhani lideri Papa Fransuva?nın Haziran 2016 Ermenistan ziyareti sırasında gerçekleştirilen törene Ateşyan davet edilmemiş, II. Karekin tarafından dışlanmıştı. Bu nedenle Ateşyan, II. Karekin?e davetini kabul etmediğini bildirerek tepkisini ortaya koyabilirdi. Ateşyan?ın böyle bir tepkisi eşi benzeri olmayan bir durum olmazdı. Zira yakın geçmişte üst düzey Kilise yetkilileri arasında tartışmaların çıktığı ve tepkilerin ortaya konulduğu vakalar olmuştur. Kudüs Ermeni Patriği Nurhan Manugyan?ın II. Karekin?e yönelik herkesçe bilinen çok ağır suçlamaları ve II. Karekin?e karşı ortaya koyduğu sert tavır bu vakalara bir örnektir.

Eçmiadzin?de II. Karekin ile üç (muhtemelen dört) İstanbul Patriği adayı arasında yapılacak toplantının 23 Şubat?ta başladığı belirtilmiştir. Toplantı içeriği hakkında önümüzdeki günlerde muhtemelen bazı bilgiler basına yansımaya başlayacaktır.

Bir önceki yazımızda belirttiğimiz gibi,

Patrik adayları nasıl belirlenir, patrik nasıl seçilir tabiatıyla Patrikhanenin ve Ermeni topluluğunun karar vereceği bir konudur. Önemli olan, yeni bir patrik seçilecekse, seçilecek patriğin Ermeni topluluğunu kötüye kullanmayı ve Türkiye?ye zarar vermeyi amaçlayan siyasi entrikalardan uzak duran, Türk-Ermeni ilişkilerinin geliştirilmesine önem veren birisi olmasıdır.

Bu bakımdan Türkiye?ye karşı önyargılı tutumuyla tanınan ve kendi ihtirasları doğrultusunda Ermeni Apostolik Kilise?ne vahim zararlar vermekle sıklıkla suçlanan II. Karekin?in yetkisini aşarak yeni İstanbul patriğinin seçimine dışarıdan yaptığı müdahalenin ne Türk-Ermeni ilişkilerine, ne de Türkiye'deki Ermeni topluluğuna bir fayda sağlamayacağı aşikardır. En sağlıklı olan, yeni İstanbul patriğinin seçilmesinin dış müdahalelerden uzak ve olabildiğince yaygın bir toplumsal uzlaşı içerisinde gerçekleştirilmesi olacaktır.


ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net