Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
Mutafa Demirci'nin kayınvaldesi vefat etti
VEFAT Ankara Sitelerden,Başkent Akademi mezunu Kıymetli kardeşimiz Mustafa Demirci'nin Muhterem kayınvalidesi Nurhan Cankul hanımefendi vefat etti. ...
Dr.Mahmure BORLU vefat etti.
Vefat; İstanbul'dan kıymetli ülküdaşımız Dr.Fatih Borlu'nun eşi Dr.Mahmure hanım vefat etti. Cenaze 09.Mart.Cuma günü İstanbul/Şişli camiinden cuma ...
Hayati YILMAZ'ın annesi vefat etti
ÜLKÜDAŞIMIZ HAYATİ YILMAZ'IN MUHTEREM VALİDELERİ NURİYE YILMAZ HANIMEFENDİ HAK'KA YÜRÜMÜŞTÜR. CENAZESİ 9 ŞUBAT CUMA GÜNÜ ANKARA-CEBECİ ASRİ MEZARLIK C...
Etimesut'lu Haydar YURDABAK vefat etti
Etimesgut Ülkücü Hareketinde müstesna bir yeri olan, MHP eski İl Genel Meclisi Üyesi, Ankara Şeker Fabrikası sondaj Baş Sandörü ve Genel Müdürlük Revi...
Mehmet ÇALIŞKAN'ın annesi vefat etti
Eskimeyen dostlar yönetiminden, Keçiören Belediyesi eski meclis üyesi ,Ankara Akademi mezunu, Beypazarlı ve Sitelerde mali müşavir Muhafazakar Part...
Yücel HACALOĞLU vefat etti
Yücel HACALOĞLU Ağbimizi defnettik. YÜCEL AĞABEY TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN ÖNE ÇIKMAYI SEVMEYEN EN BÜYÜK KAHRAMANLARINDAN BİRİYDİ.. Yücel Hacaloğlu Ağa...
İsmail ÖZKAN beyin hanımı vefat etti
Ülkücü hareketin kurucularından Basın-İş sendikası eski genel başkanı 12 Eylüle kadar MHP, MYK üyesi Genel sekreter yardımcısı Emekli Sendikacılar ...
Şevki ALTUNTAŞ Vefat etti
eskimeyendostlar.net 11 Ekim, 14:07 ·  Eskimeyen dostlarımızdan Dikmen'de ikamet eden,Kırşehir'li kıymetli ülküdaşım...
HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN ANNESİ VEFAT ETTİ
21.DÖNEM MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ HAYRETTİN ÖZDEMİR'İN KAYIN VALİDESİ EMİNE KARABİBER HANIMEFENDİ RAHMETLİ OLMUŞTUR. CENAZE 25 NİSAN SALI GÜNÜ KIRIKKA...
881 'kez okundu.
2012-07-06
Yaygaracılar (Emin Pazarcı)

Yeni "Yargı Paketi" Ankara Bahçelievler'de 7 TİP'liyi öldürenlerin tahliyesinin önünü açtı. Ardından yaygara başladı: - Katilleri serbest bırakıyorlar...



Doğru, eğer adli bir hata sonucu cezaevinde değillerse, "katiller" serbest kalıyor. Üstelik son derece doğru bir adım atılıyor. Eski Adalet Bakanlarından Seyfi Oktay'ın ortaya çıkardığı büyük adaletsizlik gideriliyor.
Başbakan da düzenlemeyi bunun için onayladı. Kurmayları, yaptıkları çalışmayı kendisine anlattılar. "Ortada büyük haksızlık ve mağduriyet var, ama sol üzerimize gelebilir, konu istismar edilebilir" dediler.
Başbakan buna rağmen "Mağduriyet varsa düzeltin" talimatını verdi. Şimdi meseleyi en baştan alalım...

Atılan bu adım, 12 Eylül'ün yaralarını sarmaya yönelik bir düzenleme. Solcular, darbenin ardından kurulan mahkemelerde TCK'nın 146. Maddesi'nden ceza aldılar. 3 kişinin, beş kişinin, 10 kişinin katiline tek bir idam cezası verildi. Ülkücüler ise 313. Madde'den hüküm giydiler. Her cinayet için ayrı idam cezası aldılar.
Son düzenlemenin mimarı Ak Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ'ın ifadesiyle "cezalarda büyük bir eşitsizlik" ortaya çıktı.

Ardından, 8 Nisan 1991'de "Özal Affı" çıktı. İdam cezaları 10 yıla, müebbet hapisler 8 yıla düştü. Herkes "şartlı tahliyeden" yararlandı. Cezaevleri boşaldı.
Bundan 20 yıl önce bakın kimler serbest bırakıldı:

Düzenlemeden yararlananlardan biri PKK'lı Adil Şahin'di. 1989'da karakol basıp, 8 askerimizi şehit etmişti. İdam cezası aldı, ancak 3 yıl yatıp dışarı çıktı. İstanbul Ümraniye'de ülkücü görüşlü 7 işçiyi işkence ile öldürenler, gözlerini oyup, erkeklik organlarını kesenler salıverildi.

Adana'da bir apartman dairesinde aynı anda 6 öğretmeni katleden solcu militanlar da serbest bırakıldı. Kimse tepki göstermedi, bir Allah'ın kulu sesini çıkarmadı.

Bırakın tepkiyi, tahliye olan sol isimler coşkuyla karşılandı. Kaç kişinin katili olduğuna bakılmaksızın, konferanslara, panellere davet edilip, ayakta alkışlandı.

1992'de Adalet Bakanlığı'nın başına bugünkü CHP'li Seyfi Oktay geldi... Gelir gelmez de "olmaz" dedi. Yeni bir düzenleme ve yeni bir yorum yapıldı. 8 askerimizin katili Adil Şahin, tek bir idam cezası aldığı için elini kolunu sallayarak gezerken, Türkiye'de bir "ülkücü avı" başlatıldı. Aftan yararlanıp, salıverilenlerin çoğu yeniden cezaevine gönderildi. Çünkü Seyfi Oktay, Bahçelievler Katliamı sanıkları gibi üst üste idam cezaları alan ülkücülerin her bir ceza için 10 yıl yatmaları gerektiğine ve aftan yararlanamayacaklarına hükmetti.

Bir insanın defalarca idam edilebileceği gibi garip bir mantık ortaya çıktı. Hukuk ayaklar altına alındı. Sanıkların lehine değil, aleyhine olan hükümler devreye sokuldu. Yapılan bu yeni düzenleme, geçmişe yönelik olarak da uygulandı.

Şimdi, CHP zihniyetinin yol açtığı bu büyük adaletsizlik gideriliyor. Meselenin özü bu! Yine de "Hükümet katilleri serbest bırakıyor" yaygarası devam ediyor...

Bu nasıl kin, bu nasıl nefret, bu ne biçim bir kafa anlamak mümkün değil! Yeni düzenlemeden faydalanacak olanlar, emsallerine bakılırsa zaten 20 yıldır fazladan yatıyorlar. Bu ülkede Abdullah Öcalan gibi binlerce insanın katiline bile tek bir idam cezası verildi. İşkence ile öldürülen 8-10 kişinin katilleri dışarı çıkalı yıllar oldu. Cezaevlerinde bir tek onlar kaldı. Buna rağmen istismar diz boyu!..

Aslında yaşananlar çok normal. Ortada yadırganacak bir durum yok. Kendi "katillerini" bağrına basan, onları el üstünde tutan, hatta alkışlayan bu kafaları artık tanıyoruz. Kısa bir süre önce Sivas Olayları'nda asli fail bile olmayan üç-beş kişinin "davası düştü" diye Türkiye'yi ayağa kaldırdılar. Buna karşılık 1.500 kişinin katili olarak yargılanan Dev Sol Davası sanıkları ile ilgili dava "zaman aşımından" düştüğünde seslerini çıkarmadılar. Tersine, onları aklamak için kendilerini helak ettiler. Ne yaptıklarını çok iyi hatırlarsınız!..

Peş peşe haberler hazırlayıp, 1.500 kişinin katili olmakla suçlanan o sanıkların "30 yıldır yargılanarak mağdur edildiklerini" bile yazabildiler! Bakmayın siz, "Faşist Hükümet 7 kişinin katilini göz göre göre serbest bırakıyor" türünden bağırıp çağırmalara. Bunlar, "katil sever" yaygaracılar... Tabii, kendilerinden olması şartıyla


ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net