Eskimeyen Dostlar
MAKALELER
BÖLÜMLER
ETKİNLİKLER
DUYURULAR
974 'kez okundu.
2012-05-07
ZALİMLER SOKAKTA MAZLUMLAR HALA ZİNDANLARDA...VE SÜRGÜNDE

12 Eylül 1980 askerî darbe sürecinde tutuklanan ve hâlâ cezaevinde bulunan Muhsin Kehya, darbe sonrası süreçte gerek polis karakollarında ve gerekse hapishanelerde insan aklının almayacağı işkencelere maruz kaldıklarını belirterek darbecilerin yargılanmaya başlamasının, Türkiye'nin geleceği açısından umut verici olduğunu ve darbecilere ve işkencecilere en ağır cezaların verilmesini istiyor.



Muhsin Kehya, 12 Eylül sonrası "MHP Adana Bölgesi Davası" sebebiyle gözaltına alınan, yargılanan ve karakuşi kararlarla hüküm giyen bir ülkücü... Bugün aradan 32 yıl geçmiş olmasına rağmen o hâlâ Elbistan cezaevinde yatıyor. Adana'da Pol-Der'li polislerin işkenceyle kabul ettirdiği suçlar sebebiyle ceza aldığını, 12 Eylül döneminde askeri mahkemelerin adaletli olmayıp, zulüm makineleri gibi çalıştığını söylüyor. Adalet Bakanından da "Bu mahkemelerden çıkan bütün kararlarının yok sayılması için mutlaka bir yasa çıkarılmasını" talep ediyor.

Yıllardır cezaevinde yatan ülkücülerden birisi de Caner Erdinç... 'MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası' sanıklarından. O da 12 Eylül darbesinden hemen sonra gözaltına alınıp götürüldüğü meşhur C-5'de akla hayale gelmeyecek işkenceler gören ve canını kurtarmak için ne dedilerse kabul edenlerden. Çünkü, "Polislerin ellerinde listeler  vardı ve listedeki bu olayları kabul etmediğim takdirde işkenceyle öldüreceklerini söylüyorlardı." diyor. Halen Eskişehir Cezaevinde yatan Caner Erdinç, "Darbecilerin yargılanmasına çok sevindiğini ve bunu ülkemizde bir daha darbe yapılamaması için çok önemli bir adım olarak gördüğünü söylüyor. Fakat "darbeciler yargılanırken işkenceler sonucunda kabul ettirilmiş suçlar nedeniyle hâlâ cezaevlerinde sürünmeye mahkûm edilen ben ve benim gibi mazlumların durumu da acilen dikkate alınmalı" diyor

Mahir Kavalcı da İşlemediği suçları işkenceyle kabul edip senelerce hapis yatan ülkücülerden biri. 12 Eylül mahkemelerinin zulmüne uğradı ve darbe döneminde on bir yıl hapis yattı. Daha sonra şartlı tahliye ile salıverildi. Ancak 2004 yılında ruhsatsız silah bulundurmaktan tutuklanıp bir yıldan fazla ceza alınca Mahir Kavalcı'nın da bütün infazı yandı. Sekiz senedir Silifke Cezaevinde yatan Mahir Kavalcı, yedi yıl daha yatıp 2019'da tahliye olacak. "Sadece darbeci Kenan Evren değil o karanlık dönemde işkence gibi insanlık suçu işleyen bütün polis, asker ve gardiyanlar ayrıca ömrümüzün hapishanelerde geçmesine sebep olan savcılar ve hakimler de yargılanmalı" diyor.

Sene 1977                                           Ve... 2012

O hala 12 Eylül'ün zulmünü çekmeye devam eden bir ülkücü... Baha Sertkaya. Darbe sonrasında açılan MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda Alpaslan Türkeş ile birlikte idam talebiyle yargılanan Samsun Bafra Bölge sanıklarından. ve... 27 senedir yurtdışında sürgünde yaşıyor.



 

Daha genç yaşında inandığı, hak bildiği bir kutlu yola, ülkü yoluna girmiş, uğruna baş koymuştu. Ülkücülerin kanlarının seller gibi akıtıldığı CHP Hükumetleri döneminde polis, asker ve jandarma işkencelerinden geçmişti.Okulu yarıda kalmış, iş yerini açamamıştı. Aileside her türlü eziyeti onunla birlikte görmüştü. Evliydi, eşi ve çocukları da en az onun kadar mağdur edilmişti.

12 eylül'den sonra tutuklayıp bir de Mamak cehennemine soktular, orada yediği dayaklar sebebiyle belinden sakat kaldı. Yargılaması sürerken tahliye edildi.Fakat kısa bir süre sonra gıyabında ceza kesildi. Böylece sürgün yılları da başlamış oldu...

O şimdi eşi ve iki çocuğu ile Belçika'da ilticacı olarak yaşıyor ve Adalet Bakanı'na bir çağrıda bulunuyor:

"Ülkemde, 12 Eylül'ün zalimleri yargılanırken, benim gibi 12 Eylül adaleti(!)nin mağduru olmuş mazlumların hala gurbet elde sürgünde yaşaması doğru değildir. Bu zulme son verin. Vatanımıza dönelim ve 12 Eylül ile hesaplaşalım.


ÜYE GİRİŞİ
 Beni Hatırla
twitter facebook
E-Bülten
Arama Yap
İLK YAZI (Meriç COŞKUN)
Bizler çok eski dostlarız. Bizleri bir araya getiren fikrî beraberlik yani Türkçülük mefkûresi, dünya var oldukça, Bilge Kağan’ın deyişiyle “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe” ilânihaye devam edecek bir ülkü beraberliğidir. Bizlerin bir özelliği daha var. Bu ülkü beraberliği “pazara kadar değil, mezara kadar” ifadesi ile ilk nazarda kararlı bir deyiş gibi görünse bile, bizlerin beraber...
AMAÇ (Salih DİLEK)
Biz 12 Eylül’den evvel Ülkücü mücadelede fiilen bulunmuş, vatanımız ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda hiç bir fedakârlıktan kaçmamış bir dönemin mensublarıyız. Yaşlarımız 50'nin üzerinde. 80 yılına kadar mücadele ortamı içerisinde bir hayli müşterek hâtıralarımız olmasına rağmen hayat telâşı içerisinde birbirimizi ihmâl ettiğimizin farkında...
STRATEJİK VİZYON (Aksakallılar)
Dünya’nın en gözde, fakat belâlı bir coğrafyasında yaşamaktayız. Bu coğrafyada bizden evvel yaşayan milletlerin, ne kendilerinden, ne de kültürlerinden bir eser kalmamıştır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için çetin ceviz olmak lazımdır. Dedelerimiz bu noktaya çok dikkat etmiş ve binlerce yıl evvel, Bilge Kaan Başbuğumuz ”Ey Türk, üstte gök çökmedikçe,...
NAMAZ VAKİTLERİ
Son Eklenen Videolar
KURTBOĞAZI ERKENEKONDAN ÇIKIŞ ŞÖLENİMİZ
"Bir Ülkücülük Hikayesi" - Salih DİLEK - 1.2.2014 - Ocakbaşı Sohbeti
FETHİYESPORLU VE KARŞIYAKALI TARAFTARLAR KARŞILIKLI OLARAK ANDIMIZI OKUDU
NEVZAT KÖSOĞLU CENAZE TÖRENİ
ANDIMIZ
Hakkımızda | Üyelik Koşulları | İlk Yazı | Amaç | **STRATEJİK VİZYON BELGESİ** - **AKSAKALLILAR**
Her Hakkı Saklıdır © 2013 eskimeyendostlar.net